Lambdaistanbul Yazlik Sinemasi Sunar: Paris Yaniyoooor!

Lambdaistanbul Yazlik Sinemasi birbirinden onemli ve guzel belgeselleri
sizlerle bulusturmaya devam ediyor!

*Bu Hafta…*

*Paris Yaniyoooor!*

(Paris is Burning)

Bir Balo Veriyoruz. Keske Sen de Burada Olsaydin.

Paris Yaniyor (Paris is Burning), New York’da siyah ve hispanik drag
queen’lerin duzenledigi balolari anlatan bir belgesel film. Istenen her
seyin giyilebildigi bu balolara katilanlar, tavir ve giyim-kusamdaki
hunerlerine gore bir juri tarafindan degerlendiriliyor. Biz de bu sirada pek
cok yarismaciyi yakindan taniyor ve aralarindaki dayanismaya sahit oluruz.
Iclerinden birinin digerine dedigi gibi: “Siyahsin, gay ve drag queen’sin.
Yani uc yonden saldiriya ugruyorsun”. Filmdeki kisiler, (maalesef) bu
balolar disinda toplumda kabul gormeyen insanlar. Fakat orada herkes
istedigi her sey ve herkes olabiliyor. 1986 -1989 yilari arasinda gecen ve
genis bir zaman dilimini yansitan filmde, zamanla (bazilari oldukca trajik
de olsa) nelerin degistigini gormek de mumkun.
Kulaga fazlasiyla depresif geliyor ama durum hic de oyle degil. Aksine,
filmdeki roportajlarin cogu oldukca eglenceli. Konusmacilar genellikle
durumlarini ince bir mizah duygusuyla degerlendiriyor ve bizlere de boyle
aktariyorlar. Cunku toplumdaki yerlerinin farkindalar ve bunu (yapmalari
gerektigi gibi) mizahi bir yolla kabul ediyorlar. Filmdeki karakterlerin
tumu, farkli “anne”lerin etrafinda toplanan ayri ayri evlerde yasiyor ve
herkes birbirine yardimci olmaya ozen gosteriyor. Filmdeki bu ozgun toplu
yasam adeta buyuleyici.
1990 yilinda vizyona giren Paris is Burning, oldukca tartismali bir film
olmakla birlikte bir hit olmayi da basardi. Ancak, sayisiz festivallerde En
Iyi Belgesel Film dalinda birinci secilmis olmasina ragmen, asla Akademi
Odulleri’ne aday gosterilmedi. Bunun sebebi ise “siyah ve hispanik drag
queen’lerin Akademi icin onemli konular olmamasiydi. Sizce de carpici degil
mi? Homofobi ve irkcilik bir arada.
Paris is Burning, degerini halen koruyan, basarili bir “donem filmi”. Fakat
New York icin pek cok sey artik ayni degil. Filme konu olan balolar hala
yapiliyor ama bizim izledigimiz ruh maalesef artik yok. Ayrica, drag olmak
simdi toplumda biraz daha fazla “kabul” goruyor ya da baska bir deyisle
konumu acisinda kotunun iyisi bir durumda. “Ev”ler de artik mevcut degil.
Filmdeki karakterlerden ikisinin AIDS nedeniyle hayatini kaybettigini
biliyoruz ama digerleri hakkinda maalesef pek bir bilgimiz yok. Insan merak
ediyor: Su an bu insanlar neredeler? Ozellikle de 13 ve 15 yaslarindaki o
iki cocuga ne oldu?
Paris is Burning, eglenceli, etkisini bugun bile kaybetmemis ve oldukca ilgi
cekici bir film. Mutlaka gorulmeli.

Tarih: 31 Temmuz 2009 Cuma

Saat: 21.30

Yer: Lambdaistanbul Kultur Merkezi

Sure: 80 dk

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: