lgbtt hakları platformu için arşiv

“Lezbiyenlik Sıradan Bir Yaşam Tarzıdır!”

Posted in ayrımcılık - şiddet, nefret suçları with tags , , , , , on Aralık 8, 2009 by ifsaeylem1
Perşembe, 3 Aralık, 2009
Haber: Kaos GL
LGBTT Hakları Platformu, RTÜK’ün sansür uygulamasına karşı, “Eşcinselleri Görünmez Kılmak İsteyen Ayrımcı Zihniyetten Endişeliyiz” açıklaması yaptı.
Platform, yaptığı basın açıklaması ile bir televizyon kanalında iki genç kızın öpüşmesini “lezbiyen bir ilişki sıradan bir yaşam tarzı gibi gösteriliyor” gerekçesiyle sakıncalı bulan RTÜK’ün yaklaşımını ayrımcı ve sansürcü olarak değerlendirdi.
LGBTT Hakları Platformundan yapılan açıklamanın tam metni:
“Basından takip ettiğimiz kadarıyla, RTÜK Moviemax kanalında yayınlanan “Vahşi Şeyler 3” filminde iki kadının öpüşme sahnesi olduğu gerekçesiyle, filmi “Türk aile yapısına uygun değil, çünkü belden yukarısı çıplak iki genç kız öpüşüyor, lezbiyen bir ilişki sıradan bir yaşam tarzı gibi gösteriliyor” gerekçesiyle sakıncalı bulmuş ve filmi yayınlayan kanala ceza verilmesini istemiştir.
Sayın RTÜK üyeleri gerçeği görmezden gelmeye çalışsalar da gerçek bir tanedir. Bu ülkede eşcinseller de yaşamaktadır ve onların da “sıradan bir yaşam tarzı” vardır. Eşcinselliğin olağanlığını kabullenmeyip olağan dışı gibi göstermeye çalışmak, gerçeği değiştirmemektedir. Bu ülkedeki eşcinseller kendilerini görünmez kılmak isteyen, ahlaka ve aile yapısına aykırı ilan eden bu zihniyetin yarattığı toplumsal önyargılar nedeniyle her gün şiddete uğramaktadır. Eşcinsellerin yaşayış ve kendini ifade ediş biçimini görünmez kılmak, eşcinseller yokmuş gibi davranmak ve görünürlüklerini cezalandırmak istemek, en az bir grubu toptan yok etmek gibi, soykırım gibi insanlığa karşı işlenen bir suçtur. Türkiye topraklarında heteroseksüel bireyler kadar eşcinsel bireyler de yaşamaktadır. Heteroseksüellik her gün 24 saat medyada temsil edilirlerken, medyada nadiren yer bulabilen eşcinselliğin görünmesini engellemeye çalışmak açıkça ayrımcılıktır. Anayasanın 10. maddesinde düzenlenen eşitlik ilkesi ile hiçbir grup vatandaşın başka bir grup vatandaştan daha farklı muameleye tabi tutulamayacağı garanti altına alınmıştır. RTÜK’ün eşcinselliğin medyadaki görünürlüğünü yasaklamaya yönelik tutumu, anayasanın amir hükümleri ile Türkiye Cumhuriyeti devletinin imzaladığı uluslararası insan hakları sözleşmelerine aykırıdır.
Türk aile yapısına ve ahlaka uygun olmadığı gerekçesi ile kapatılmak istenen Lambdaistanbul LGBTT Derneği’ne ilişkin olarak Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 25.11.2008 tarih ve E: 2008/419, K: 2008/5196 sayılı kararında;
“Eşcinsellerin varlığının herkesçe bilinen bir gerçek olduğu, bu kişileri tanımlayan sözcüklerin literatürde, bilimsel yayınlarda, medyada ve günlük dilde sık sık kullanıldığı, kişilerin kendi istemi dışında gerçekleşen böyle bir cinsel yönelime sahip olmalarının ahlaksızlık olarak nitelendirilemeyeceği”
belirtildiğini ve RTÜK’ün sansüre ilişkin tutumunun yüksek Yargıtay kararı ile çeliştiğini hatırlatmak isteriz.
RTÜK gibi kanunla göreve getirilen kamu kuruluşlarının, kamu kuruluşu oldukları ve kamunun her vatandaşı temsil etmesi gerektiği hususunu unutmadan, hukuka ve uluslararası sözleşmelere aykırı tutumlar sergilememesini ve açıkça ayrımcılık içeren eşcinsellere yönelik sansüre son vermesini talep ediyoruz.”
Kaos GL
Reklamlar

Polis ve Sağlık Personeli, LGBT Örgütlerinden Eğitim Alsın 

Posted in eğitim, lgbtt bireylere yönelik ayrımcılık, lgbtt bireylere yönelik şiddet with tags , , , , , , on Ağustos 9, 2009 by ifsaeylem1
Pazar, 9 Ağustos, 2009

LGBT bireylere yönelik hak ihlallerinin en aza inmesi için polise ve sağlık personeline eğitim verilmesi önerisiyle, LGBTT Hakları Platformu, İçişleri Bakanlığı’na başvurarak ülke çapında bir eğitim programı talep edecek.

Bora Bengisun
“İstanbul’da Emniyet Güçlerinin LGBTT Bireylere Yönelik Hak İhlallerinin İzlenmesi ve Raporlanması Çalışmaları” başlıklı bu makale, Lambdaistanbul LGBTT Dayanışma Derneği Hukuk Komisyonu Gönüllüsü Bora Bengisun tarafından kaleme alındı ve TESEV tarafından Haziran 2009’da yayınlanan “Sivil Toplum ve Güvenlik Sektörü Gözetimi: Sınırlar İmkânlar” adlı kitapta yer aldı.

2007 yılı başında Ankara’da Kaos GL Derneği’nin düzenlemiş olduğu hak mücadelesi eğitimlerine Türkiye’de o zaman faaliyet gösteren lezbiyen, gey, biseksüel, travesti ve transseksüel (LGBTT) sivil toplum örgütleri olan Kaos GL Derneği, Kaos GL İzmir Oluşumu, Lambdaistanbul LGBTT Dayanışma Derneği, MorEl Eskişehir LGBTT Oluşumu ve Pembe Hayat LGBTT Dayanışma Derneği katılmıştı. Eğitimlerin verdiği ivme ile bu beş örgüt LGBTT Bireylerin İnsan Haklarını İzleme ve Hukuk Komisyonu’nu kurarak emniyet güçlerinin ve sivil kişilerin LGBTT bireylere yönelik hak ihlallerini izlemeye ve raporlamaya başladı.
Komisyon yılın sonunda, 2007’de gerçekleşen hak ihlallerini içeren bir rapor yayımlayarak ulusal ve uluslararası sivil ve resmi bütün kurum ve kuruluşlarla paylaştı. Örneğin; komisyon, raporunu Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve tüm milletvekillerine göndererek yaşanan hak ihlallerinin sona erdirilmesi için gereken önlemlerin alınmasını talep etti. Yeni kurulan İzmir Travesti ve Transseksüel İnisiyatifi ve Piramid LGBTT Diyarbakır Oluşumu’nun da katılımıyla yedi örgüt olarak çalışmalarına devam eden komisyon daha sonra LGBTT Hakları Platformu adını aldı. Kaos GL İzmir Oluşumu ve İzmir Travesti ve Transseksüel İnisiyatifi üyelerinin Siyah Pembe Üçgen İzmir Derneği’ni kurmasının ardından bugünkü yapısına kavuşan LGBTT Hakları Platformu’ndaki altı örgüt LGBTT bireylere yönelik hak ihlallerini izlemektedir ve raporlamaktadır.
Platformun İstanbul’daki temsilcisi olan Lambdaistanbul LGBTT Dayanışma Derneği, 2007 Nisan ayına kadar izleyip raporladığı; Beyoğlu ve Şişli ilçelerinde polis tarafından gerçekleştirildiği iddia edilen haksız ev baskınları, karakolun önünden veya sokaktan geçerken uygulanan fiziksel şiddet, haksız yere gerçekleştirilen gözaltılar, evden içeri biber gazı sıkma, hakaret, kötü muamele gibi hak ihlallerini içeren 19 olayı İstanbul Valiliği İl İnsan Hakları Kurulu’na bildirerek soruşturma talep etti.
Lambdaistanbul’un söz konusu talebine beş ay sonra 2007 Eylül ayında oldukça olumsuz bir yanıt veren İstanbul Valiliği İl İnsan Hakları Kurulu, iddialar hakkında İl Emniyet Müdürlüğü ve de Beyoğlu ve Şişli Kaymakamlık’larından bilgi istediğini ancak söz konusu iddialar ve şikâyetler ile ilgili olaylara rastlamadığını belirtti. Oysa İstanbul Valiliği İl İnsan Hakları Kurulu söz konusu iddialar ve şikâyetler hakkında araştırma yaparken raporlamaları yapan Lambdaistanbul LGBTT Dayanışma Derneği ve olayların mağdurları ile görüşmemişti.
Polisin insan hakları ihlallerine biz tanığız ama Valilik görmüyor” diyen Lambdaistanbul LGBTT Dayanışma Derneği, daha önce raporlamış olduğu 19 olayla birlikte İstanbul polisinin travesti ve transseksüel kadınlara yönelik hak ihlalleri iddialarını içeren 14 yeni olayı TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu’na, Başbakanlık İnsan Hakları Başkanlığı’na ve yine İstanbul Valiliği İl İnsan Hakları Kurulu’na Aralık 2007’de bildirip sunmuş olduğu 33 olayın daha etkin bir biçimde soruşturulmasını, Taksim ile Tarlabaşı’ndaki gözaltı birimlerinin izlenmesini ve de Taksim İlk Yardım Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde LGBTT bireylere yönelik olarak yapılmış olan yetersiz adli muayenelerin incelenmesini talep etti.

Aralık 2007’de yapılan başvuruların ardından İstanbul Valiliği İl İnsan Hakları Kurulu bünyesinde kurulan üç kişilik bir komisyon Lambdaistanbul LGBTT Dayanışma Derneği ile söz konusu iddialar ve şikâyetler hakkında görüştü. Komisyonun hazırlamış olduğu rapora istinaden İstanbul Valiliği İl İnsan Hakları Kurulu tarafından Lambdaistanbul LGBTT Dayanışma Derneği’ne Haziran 2008’de gönderilen cevap yazısından; araştırmayı yapan üç kişilik komisyonun Başbakanlık İnsan Hakları Başkanlığı’nın Aralık 2007’de ve TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu’nun da Şubat 2008’de İstanbul Valiliği İl İnsan Hakları Kurulu’na yazı yazarak söz konusu iddiaların ve şikâyetlerin araştırılmasını talep etmesinin ardından kurulduğu anlaşılıyordu. Meclis’teki ve Başbakanlık’taki ilgili kurulların talebi üzerine İstanbul Valiliği İl İnsan Hakları Kurulu bünyesinde kurulan üç kişilik komisyonun Lambdaistanbul LGBTT Dayanışma Derneği, Taksim İlk Yardım Eğitim ve Araştırma Hastanesi personeli ve Beyoğlu Kaymakamlığı ile görüşerek Nisan 2007’de yapılana oranla çok daha etkin bir araştırma yaptığı da görülebiliyordu.
Komisyon; raporunda öncelikle Lambdaistanbul LGBTT Dayanışma Derneği’nin, Taksim İlk Yardım Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin vermiş olduğu adli raporların yetersiz olduğu iddiasını destekleyen somut durumların var olduğunu belirtiyordu. Hastanenin fiziki ve personel yetersizliğini vurgulayan komisyon; ilgili kamu kurumlarına Beyoğlu bölgesinde adli vakalar için ayrı bir sağlık inceleme birimi kurulmasına dair öneride bulunacağını belirtiyordu. Komisyon ayrıca polisin kendi kişisel değer yargısı, ahlak ve sorumluluk anlayışı çerçevesinde LGBTT bireylere sert davrandığının da altını çiziyordu. Sonuç olarak hem kurumsal hem de kişisel düzeyde sorunların olduğunu belirten komisyon; belediyeler, üniversiteler, sivil toplum örgütleri, meslek örgütleri ve de Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu işbirliği ile polise ve sağlık personeline insan hakları eğitimi verilmesini öneriyordu.

2008 yılı başından beri yapmış olduğu 18 yeni hak ihlali raporlamasını Ağustos 2008’de TBMM’ye, Başbakanlık’a, İstanbul Valiliği İl İnsan Hakları Kurulu’na ve bu sefer ilk kez Beyoğlu İlçe İnsan Hakları Kurulu’na sunarak soruşturma talep eden Lambdaistanbul LGBTT Dayanışma Derneği ayrıca İstanbul Valiliği İl İnsan Hakları Kurulu’nda kurulan komisyonun raporu ve Valiliğin cevabı doğrultusunda polise ve sağlık personeline genel olarak insan hakları özel olarak da LGBTT konularında eğitim verilmesi için İçişleri Bakanlığı’na ve Türk Tabipler Birliği’ne bir eğitim programı önermek üzere hazırlıklara başladı. İstanbul’da pilot proje olarak polise ve sağlık personeline eğitim verilmesi önerisinin kabul edilmesi durumunda da LGBTT Hakları Platformu İçişleri Bakanlığı’na tekrar başvurarak ülke çapında bir eğitim programı talep edecek.
Sonuç olarak LGBTT örgütlerinin; maruz kalınan hak ihlallerinin hem soruşturulması talebi hem de insan haklarına duyarlılığın artırılması için eğitim faaliyetleri düzenlenmesi yoluyla en aza indirgenmesi amaçlı hak mücadelesi gün geçtikçe güçlenerek devam ediyor.(AE)

ARTIK YETER! NEFRET CİNAYETLERİ SON BULSUN!

Posted in nefret cinayetleri with tags , , , , , , on Temmuz 5, 2009 by ifsaeylem1

LGBTT Hakları Platformu
04/07/2009

29 Haziran 2009 Pazartesi günü öldürülen transseksüel arkadaşımız Hadise, son 3 yılda nefret cinayetlerine kurban verdiğimiz 30. arkadaşımız. Ölümlerinden haberdar olamadığımız nefret cinayeti kurbanlarının sayısının bunun çok üzerinde olduğunu biliyoruz.
Türk Ceza Kanunu’nda “nefret suçu” tanımı yapılmadıkça Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Travesti ve Transseksüel (LGBTT) bireylere yönelik suçların failleri ceza indirimlerinden faydalanmaya devam edecekler.
Anayasal eşitliği düzenleyen 10. maddeye “cinsel yönelim” ve “cinsiyet kimliği” ibareleri eklenmedikçe bu failler kendileriyle eşit bir yurttaşa yönelik suçlar işlediklerini bilmeyecek, yargı keyfi uygulamalarına devam edecek.
Bizler LGBTT bireylere karşı işlenen nefret suçlarına karşı sessiz kaldıkça Ahmet Yıldız, Dilek İnce, Ebru, Melek ve Hadise’nin acısına yeni acılar eklenecek ve belki de bir sonraki kurban biz olacağız.
Sessizce sıramızı beklemeyeceğimizi ilan ediyoruz!
Nefret Suçları yasal olarak tanınsın!
Anayasa’nın 10. maddesine “cinsel yönelim” ve “cinsiyet kimliği” ibareleri eklensin!
Arkadaşlarımızı katledenleri hızla yakalayıp etkin bir şekilde yargılamayan sorumlular adil bir şekilde soruşturulsun!
LGBTT Bireylerin İnsan Hakları’nın temel bir insan hakları meselesi olduğunu düşünen tüm kişi ve yapıları dayanışmaya çağırıyoruz.

LGBT Hakları Platformu
İzmir Siyah Pembe Üçgen Derneği
Kaos GL Derneği
Lambdaistanbul LGBTT Dayanışma Derneği
MorEL Eskişehir LGBTT Oluşumu
Pembe Hayat LGBTT Dayanışma Derneği
Piramid Diyarbakır

ONCEDEN DUYURULAN YUKSEL CADDESI BASBAKANLIK INSAN HAKLARI BASKANLIGI ONUNDE YAPILACAK EYLEM ERTELENDI !!!

Posted in nefret cinayetleri with tags , , , , , , on Haziran 4, 2009 by ifsaeylem1

LGBTT Hakları Platformu, “LGBTT bireylere yönelik nefret suçlarını durdurmaya yönelik gerekli önlemler alına kadar ve LGBTT bireylere yönelik nefret cinayetleri aydınlatılana kadar” her hafta Perşembe günü saat 18:30’da Yüksel Caddesindeki Başbakanlık İnsan Hakları Başkanlığı önünde toplanma eyleminin birincisi geçen hafta yapılmıştı.

İki gündür Yüksel Caddesi ve Konur Sokakta muhalif çevrelerin standlarına yönelik faşist saldırılar devam etmektedir.

LGBTT Hakları Platformu’nun şimdiye kadar gerçekleşmiş barışçıl eylemlerinin güvenliği için yarınki (4 haziran, perşembe) eylem ertelenmiştir.

Eylemlerin devamına ilişkin duyuru ayrıca yapılacaktır.

LGBTT Hakları Platformu

LGBTT Hakları Platformu İzmir eylemi

Posted in ayrımcılık - şiddet, nefret cinayetleri with tags , , , , on Mayıs 31, 2009 by ifsaeylem1

İzmir’de, Lezbiyen Gay Biseksüel Travesti Transeksüel Hakları Platformu üyeleri, kendilerine yönelik artan cinayet ve şiddet olayları ile Siyah Pembe Üçgen İzmir Derneği tüzüğünün yeniden düzenlenmesi talebini protesto etti.

Platform üyeleri, balon patlatarak seslerini duyurmak istedi, tepkilerini dile getirdi. Alsancak Kıbrıs Şehitleri Caddesi’nde toplanan platform üyesi yaklaşık 50 kişi, “Derneğimize dokunma, katilleri yakala”, “Eşcinseller susmayacak, saklanmayacak”, “Hepimiz eşcinsel, hepimiz travestiyiz” sloganları ve pankartları açarak yürüdü. Cadde girişinde yürüyüşlerini sona erdiren platform üyeleri adına açıklama yapan Deniz San, “22 Mayıs Cuma sabahı bir arkadaşımız daha öldürüldü. Çağla ilk değildi. Katiller bulunmadılar. Bu acılı günümüzde İzmir İl Dernekler Müdürlüğü de Siyah Pembe Üçgen İzmir Lezbiyen, Gay, Biseksüel Travesti ve Transeksüel Derneği’nin amaçlarının, genel ahlak ve ailenin korunmasına aykırı olduğu gerekçesi ile tüzüğümüzün düzeltmesini istedi” dedi.

Özgürlüğümüz engellenemez

Deniz San, “LGBTT bireylerin yaşama haklarının pervasızca ellerinden alındığı, savcı ve kolluğun etkili bir şekilde soruşturmadığı, yargının da ‘haksız tahrik’ indirimleri ile katillerin adeta ‘sırtlarının sıvazlandığı’ bir ortamda, LGBTT’lerin, örgütlenme özgürlüğünün, genel ahlak ve ailenin korunması gibi bahanelerle engellenmesi, bu ülkeyi biz LGBTT bireyleri için adeta bir can pazarına çevirmektedir. Kaygılıyız, çünkü, öldürülüyoruz, engellemiyorsunuz, dernek kuruyoruz, engelliyorsunuz” dedi. Açıklamanın ardından bir süre daha slogan atan grup, olaysız dağıldı.

30.05.2009

http://www.haberler.com/cinayet-ve-siddeti-kinama-eylemi-haberi/

EŞCİNSEL VE TRANSEKSÜEL KANLARIYLA KİRLENMİŞ AHLAKINIZ BATSIN!

Posted in basın açıklaması, nefret cinayetleri with tags , , , , , on Mayıs 22, 2009 by ifsaeylem1

22 Mayıs 2009 Cuma günü Çağla isimli trans arkadaşımız güpegündüz evinde bıçaklanarak öldürdü. LGBTT Hakları Platformu olarak Cumartesi akşamı saat 19:00’da Tunalı McDonalds’ın arka sokağındaki evinin önünde bir basın açıklaması gerçekleştireceğ iz.

Ve LGBTT bireylere yönelik nefret suçlarına karşı yetkililer harekete geçene kadar her hafta Perşembe günü Yüksel’de Başbakanlık İnsan Hakları Danışma kurulunun önünde mumlu eylemlerimize devam edeceğiz.

Eylemlerimize destek olmak isteyen STK, Platform ve Oluşumların imzalarını 23 Mayıs 2009 akşamı saat 17:00’e kadar dergi@kaosgl. org adreisne veyahut 0539 8160713 no’lu telefondan Umut Güner’e iletmenizi rica ediyoruz.

Eylem için 18:45’de Tunalı’da MCDonalds’ın önünde buluşuyoruz.

Birdal: “LGBTT Cinayetlerini Önlemek İçin Ne Yapıyorsunuz?”

Posted in nefret cinayetleri, nefret suçları with tags , , , , , , , on Mayıs 11, 2009 by ifsaeylem1
Perşembe, 7 Mayıs, 2009
Akın Birdal bugün TBMM Başkanlığına, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın yanıtlaması talebiyle, LGBTT bireylere yönelik nefret cinayetleri ile ilgili soru önergesi verdi.
Sivil anayasa tartışmalarınında Hükümetin kulaklarını tıkadığı taleplerden biri olan “cinsel yönelim ve cinsiyet kimliğinin anayasanın Kanun önünde eşitliği sağlayan maddesine ilişkin de soru da soran Akın Birdal, LGBTT Hakları Platformunun talebini Meclis içinde gündemleşmesini sağladı.
Akın Birdal’ın eşitlik maddesi ile ilgili sorusu: “Anayasa’nın kanun önünde eşitlik ilkesini düzenleyen 10. maddesinin, LGBTT bireyleri de kapsayacak şekilde değiştirmesi düşünülüyor mu?”
Akın Birdal verdiği soru önergesinde, Devlet’in bu cinayetlerie sessiz kalmasını eleştiriyor:
“Cinayetlerin nefret saiki ile işlendiği endişesini giderebilecek Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde kurulmuş herhangi bir birim olmadığından cinayetlerin akıbetini izlemek mümkün değil.”
“Oysa transseksüel yurttaşlara yönelik saldırılar konusunda en son Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 17 Ekim 2008 tarihli kararı bu açıdan acil olarak idari birimlere olan ihtiyaca işaret ediyor” diyen Birdal kararı alıntılıyor:
“Sanıklar kendilerinin ve çevrelerindeki insanların ‘önyargılarının tetiklediği’ düşüncelerle çevrelerinde yaşamakta olan ve kendilerinin transseksuel bireyler olarak tarif eden müdahillere karşı belli bir karar doğrultusunda yoğun ve sürekli saldırılarda bulunmuşlar, onları yaşadıkları hayat alanından ayrılmaya zorlamışlardır”.
Milletvekili Birdal’ın, Erdoğan’a sorduğu diğer sorular şöyle:
– Transseksüel-travesti-eşcinsel  yurttaşlarımıza karşı son bir yılda kaç saldırı yapıldı ve bunların ne kadarı ölümle sonuçlandı?
– Bu saldırıların failleri yakalandı mı?
– Ankara 11. Ceza Mahkemesinin yukarda aktarılan kararı gereğince TCK da ‘nefret suçları’ adı altında bir düzenleme yapılması için sürdürülen bir çalışma var mı?
– Cinsel yönelim ve cinsiyet kimlik ayrımcılığını gidermek amacıyla, Türk Ceza Kanunu’nun 122. maddesinin değiştirmesi için bir çalışma yürütülüyor mu?
– Transseksüel-travesti-eşcinsel  bireylerin önünde ciddi bir engel teşkil eden istihdamda ayrımcılığı önlemeye yönelik programlar gündemde mi?
Kaos GL