lgbtt hareket için arşiv

onur yürüyüşü fotoğraflar videolar

Posted in pride with tags , , , , , , on Haziran 30, 2009 by ifsaeylem1

fotoğraf:

http://picasaweb.google.com/hazmanevrasi/Gaypride2009#

Onur yürüyüşü I:

http://www.youtube.com/watch?v=yaO8HQejc7I

Onur yürüyüşü II:

http://www.youtube.com/watch?v=beZzR0SgSCk

Reklamlar

“Türkiye’deki LGBT Mücadelesi Dünya İçin Çok Önemli”

Posted in pride with tags , , , , , , on Haziran 30, 2009 by ifsaeylem1

STUART MILK ANLATIYOR

“Dünyadaki hareketin Türkiye’deki LGBT mücadelesine yüzünü çevirmesi gerek” diyen Stuart Milk, “Amcası Harvey Milk’in hayatta olsaydı New York ya da San Francisco yerine İstanbul’daki Onur Haftası’na geleceğini” söylüyor.

İstanbul – BİA Haber Merkezi
30 Haziran 2009, Salı

Açık eşcinsel siyasetçi ABD’li Harvey Milk‘in yeğeni Lezbiyen Gey Biseksüel ve Trans (LGBT) hakları aktivisti Stuart Milk‘le yaptığımız söyleşinin bu bölümünde Türkiye’deki gözlemleri, Onur Haftası ve yürüyüşü hakkında konuştuk.

Söyleşinin ilk bölümünü okumak için tıklayınız.

Türkiye’deki LGBTT Onur Haftası’na davet edildiğinizde neler düşündünüz?

Çok heyecanlandım. ABD’de düzenlenen bazı etkinlikler yerine İstanbul’a gelme nedenim Türkiye’nin küresel LGBT mücadelesinde anahtar bir ülke olduğunu düşünmemdi. Ve daveti seve seve kabul ettim.

Ben ülkeniz dışında herhangi bir ülkenin doğu ile batı arasında köprü olabileceğine inanmıyorum. Türkiye insan hakları konusunda çok önemli bir işleve sahip. Burada olmaktan dolayı çok mutluyum.

Geldikten sonra fikriniz değişti mi?

Gelmeden önce iyimserdim. Geldikten ve buradaki LGBT mücadelesini gördükten ve aktivistlerle tanıştıktan sonra daha da iyimser oldum.

Neler gözlemlediniz peki?

Türkiye’deki mücadele hem iç hem de dış olmak üzere iki koldan sürüyor. LGBT cemaatlerinde şu çok zor; insanlar hakları yokken ama halk onların varlıklarına karışmıyorken hareketi büyütmek zorlaşıyor. “Bana karışan yok, barıma gidebiliyorum” diyen insanları aktive etmek çok zor. Ortada olmak doğrudan taraf olmanın önündeki en büyük engel.

Örneğin ABD’de Kuzey’deki siyahların bazı hakları varken Güney’dekilerin hiçbir hakkı yoktu. Güneydekiler hak talebiyle mücadeleye başladı ve Kuzey’dekilerin bir kısmı bu mücadeleye dahil olmadı. Mücadelenin sonunda Güneydekiler eşit haklara sahip oldular ama Kuzey’dekilerin bazı hakları tanınmadı.

Panellere ortalama 100 kişi geldi. bu organizasyonla, bunu düzenleyenlerle ilgili bir şey değil. insanlar neden panele gelip, tartışayım dediği için oluyor. Mesela partilere yüzlerce insan geldi. Gey barlara da yüzlerce insan gidiyor. Sanırım bu durumu iyi özetliyor.

28 Haziran Pazar günü düzenlenen yürüyüş nasıl geçti sizin açınızdan?

Yürüyüş benim iyimserliğimi ve umutlarımı daha da arttırdı. Sadece yürüyüş de değil, yürüyüş esnasında caddeden geçen insanların tavrı da. İnsanlara karışılmaması, kimsenin kimseyi taciz etmemesi çok önemliydi. Bugün “gelişmiş” dediğimiz ABD’de bile her yürüyüşe müdahale ediliyor.

Öte yandan biraz da üzüldüm.

Neden?

Çünkü dünyanın gözlerinin buradaki mücadeleye odaklandığını göremedim. Almanya’dan milletvekilleri vardı ama LGBT cemaatinin burayı yeterince fark etmemesi ve izlememesi beni üzdü.

Bana inanın Harvey Milk hayatta olsaydı ve burada olanları görür, New York ya da San Francisco yerine İstanbul’daki Onur Haftası etkinliklerine gelirdi.

Türkiyeli LGBTT aktivistlerine ve cemaatine neler söylemek istersiniz?

İki şey. Onlara sahip olduklarından daha fazlasına sahip olduklarını görmelerini, onlara bunu daha çok anlatmak isterdim. Bence ülkenizdeki aktivistler bunun tam olarak farkında değiller. Hem Türkiye’de hem de dünyada ne kadar önemli bir etkiye sahip olabileceklerini fark etmiyorlar.

Bence küresel hareket burayı fark etmeli ve kaynaklar sağlamalı. Ama bunu “kurtarma” planı olarak yapmamalılar.

Nelson Mandela‘nın yaşadığı çok güzel bir olay var. O hapisteyken uluslararası gruplar ziyaretine geliyorlar ve “size yardım etmek için geldik” diyorlar. O da “Benim için geldiyseniz sizin yardımınızı istemiyorum. Ama eğer buraya bana yardım ederken kendinize yardım edeceğinizi düşünerek geldiyseniz başımın üstünde yeriniz var” diyor. Bence Türkiye’deki LGBT hareketi dünyadaki mücadelenin Nelson Mandela’sıdır.

Bunu sizin aracılığınızla herkese söylemek istiyorum; burada olmak çok büyük bir onur ve ayrıcalık. Beni davet ettikleri için organizasyon ekibine çok teşekkür ediyorum.(BÇ)

* LGBT kısaltması Türkiye’de Lezbiyen Gey Biseksüel Travesti ve Transseksüel (LGBTT) olarak kullanılıyor.

* Fotoğraf: Emine Özcan

ONUR YÜRÜYÜŞÜ – 2009

Posted in pride with tags , , , , on Haziran 27, 2009 by ifsaeylem1

gay_rainbow_flying_flag

YARIN SAAT 17.00DE LGBTT ONUR YÜRÜYÜŞÜNDEYİZ! TAKSİMDEN TÜNELE İSTİKLAL CADDESİ BOYUNCA GÖKKUŞAĞI BAYRAKLARINI VE NEŞEYİ GÖRDÜĞÜN YERDE! SENİ DE BEKLİYORUZ!

SEN YOKSAN BİR EKSİĞİZ!

25 haziran pride panelleri

Posted in pride with tags , , , , , , , on Haziran 24, 2009 by ifsaeylem1
Nefret Suçları

Moderatör : Fırat Söyle – Lambdaistanbul  Gönüllüsü
Vildan Yirmibeşoğlu – Istanbul Valiliği Insan Hakları Kurulu
Av. Elif Ceylan Özsoy – Siyahpembe Üçgen İzmir Temsilcisi
Jennifer Petzen – GLADT Temsilcisi
Sinem Kuzucan – Pembe Hayat LGBTT Derneği Temsilcisi
25 Haziran Perşembe
Yer: XLarge
13.00 – 14.30


——————————————————————————————————————————————————————————————————————————————————

Yeşil Sahalarda Görmek İstemediğimiz Haraketler

Moderatör: Bawer Çakır
Halil İbrahim Dinçdağ – Futbol Hakemi
Bağış Erten – Köşe yazarı/yorumcu
Handan Koç – Feminist Yazar
25 Haziran Perşembe
Yer: XLarge
15.00 – 16.30


——————————————————————————————————————————————————————————————————————————————————

“Elif Şafak ile Aşk Üzerine”

Moderatör: Gülce Okyay – Lambdaistanbul Gönüllüsü
Elif Şafak  (Yazar)
25 Haziran Perşembe
Yer: Xlarge
Saat: 17.00 – 18.00

Pinhan’da bir hermafroditi yazdı.
Şehrin Aynaları ile engizisyondan kaçan bir yahudiyi.
Mahrem’de görmek ve görülmek üzerine kafa yordu.
Bir süre Bit Palas’ta oturdu.
Araf’ta yabancılık duygusuna, iki aradalığa değindi.
Baba ve Piç birbirine düşman iki kardeş, iki tezi anlattı.
Med-cezir
Siyah Süt
ve Aşk!

Elif Şafak hep ötekini anlattı kitaplarında. Ötekini var etti yazarak.
Var olsun! Daim olsun!

Elif Şafak’la aşktan ötekine, tüm ötekilere uzanan bir sohbete davetlisiniz.


——————————————————————————————————————————————————————————————————————————————————

Örgütlenme Politikaları (Forum)

Kolaylaştırıcı: Mehmet Tarhan – Yeşim Başaran (Lambdaistanbul)
Elif KARAN – Emekçi Hareket Partili Lezbiyen Gey Biseksüel Travesti ve Transseksüeller
LGBTT Örgüt ve Çalışma Grubu Temsilcilerinin katılımıyla
25 Haziran Perşembe
Yer: Xlarge
Saat: 18.30 – 20.00

“Hoşgörü” için değil “özgürlük” için yürüdük!

Posted in 17 mayıs homofobi karşıtı gün, 4. uluslararası homofobi karşıtı buluşma with tags , , , , , , , , , , on Mayıs 20, 2009 by ifsaeylem1

Taraf gazetesinin “Eşcinseller hoşgörü için yürüdü” başlılık haberiyle ilgi Kaos GL Derneğinden bilgilendirme ve açıklama…

“Hoşgörü” için değil “özgürlük” için yürüdük!

Taraf gazetesi, 19 Mayıs 2009 tarihli sayısında, Dünyadaki 17 Mayıs homofobi karşıtı yürüyüşleri “Eşcinseller hoşgörü için yürüdü” başlığıyla duyurdu.

Gazetenin, bu önemli küresel günü görmesi ve arka sayfasında geniş yer ayırması hem habercilik açısından hem de ayrımcılığa karşı basının katkısı açısından önemlidir. Bununla birlikte yürüyüşlerin sunumunda politik ve haber metninde teknik maddi hatalar bulunmaktadır.

Gazetenin olanakları ve insan gücü yeterli olmayabilir ve bazı durumlar anlayışla karşılanabilir. Bu haberde ise teknik maddi hataları önlemek mümkündü. Bu haberle ilgili her türlü bilgi ve görsele ulaşılacak kaynağı basına düzenli olarak ilettik. Maillerin ve faksın haricinde haber sitemizden ve 17 Mayıs sitesinden takip edilebilir veya doğrudan ulaşılabilirdi. Böylesi bir iletişimin bundan sonra da mümkün olduğunu belirtip haberdeki hataları düzeltmek isteriz.

Uluslararası Homofobi Karşıtı Buluşma, bu yıl Ankara’da üçüncü değil dördüncü kez gerçekleştirildi. 17 Mayıs Homofobi Karşıtı Yürüyüş ise ikinci kez yapıldı.

Meclis’e yürüyüş ise bu yıl değil geçen yıl oldu. Geçen yılki yürüyüşte güzergâhın Meclis olmasından dolayı polisin engellemek istemesi ve atmosferi germesi anlaşılabilir ama yine de bir problem yaşanmadığı gibi yürüyüş başarıyla tamamlanmıştı.

Bu yıl ise Homofobi Karşıtı Yürüyüşün ikincisi önceden planlanan ve kamuoyuna ilan edilen güzergâhta sorunsuz bir şekilde heyecan ve coşku ile tamamlandı. LGBTT dernek ve oluşumlarla birlikte sivil toplumun çeşitli kurumlarından temsilciler gökkuşağı bayrağı altında birlikte yürüdüler. Yürüyüş boyunca Ziya Gökalp Caddesi ile Selanik Caddesinde seyreden esnaf ve yoldan geçenlerden rahatsız eden bir tepki gelmedi.

17 Mayıs Pazar günü, Kurtuluş Parkı’ndan başlayan ve Kızılay Yüksel Caddesi’nde son bulan “Homofobi Karşıtı Yürüyüş” saat 13:00’te başladı ve 14:30’da tamamlandı.

“Teslim Olmak Yok! Homofobi Ezilecek!”

Türkiye eşcinsel hareketi daha en başında bile “hoşgörü” ifadesini telaffuz etmedi. Gökkuşağı bayraklı ve açık ilk yürüyüş olan 2001 1 Mayısında ve ondan önceki bayraksız pankartsız deneme yürüyüşlerinde ana slogan “Eşcinseller geliyor, özgürlüğe yürüyor!” şeklindeydi.

Geçen yıl Meclis yürüyüşünde olduğu gibi bu yılki 17 Mayıs yürüyüşünde de “hoşgörü” değil “özgürlük” sloganları atıldı.

Bu yıl da yürüyüş boyunca hep bir ağızdan coşkulu ve kararlı sloganlar atıldı. Cinsel yönelim ayrımcılığı ile karşı karşıya kalan hakem için de “Halil İbrahim Dinçdağ yalnız değildir!” sloganı dikkat çekti.

Kurtuluş Parkından Yüksel Caddesine kadar atılan sloganlardan bazıları şunlar:

“Kurtuluş Yok, Tek Başına! Ya Hep Beraber Ya Hiçbirimiz!”, “Gemileri Yaktık! Maskeleri Attık! Geri Dönüş Yok!”, “Aşk Aşk Hürriyet, Uzak Olsun Nefret!”, “Ne Suç Ne Günah, Yaşasın Eşcinsel Aşk!”, “Homofobi Öldürür!”, “Transfobi Öldürür!”, “Nefret Öldürür!”, “Genel Ahlak, Kimin Ahlakı!”, “Batsın! Batsın! Ahlakınız Batsın!”, “Ahmet Yıldız Burada! Katilleri Nerede!”, “Dilek İnce Burada! Katilleri Nerede!”, “Katilleri Bulmayan Suç Ortağıdır!”,Patronsuz, Pezevenksiz Bir Dünya İstiyoruz!”, “Travestiyiz, Buradayız! Alışın! Alışın! Gitmiyoruz!”,Eşcinseller Geliyor, Özgürlüğe Yürüyor!”, “Okulda, İşte, Mecliste! Eşcinseller Her Yerde!”

Buluşma kapsamındaki yürüyüş bu yıl ikinci kez yapılmış oldu. Bundan böyle, Uluslararası Homofobi Karşıtı Buluşma kapsamında her yıl 17 Mayıs haftasında homofobi ve transfobiye karşı yürüyüşler devam edecek.

Yürüyüşün ardından, Kızılay’da, Yüksel Caddesi İnsan Hakları Anıtı önünde basın açıklaması okundu.

“Homofobi ve Transfobiye Son!” başlıklı, 17 Mayıs Anti-Homofobi İnisiyatifi imzalı Basın Açıklamasının tam metnini, eşcinsellerin ne için yürüdüğüne işaret etmesi açısından paylaşalım:

17 Mayıs Anti-Homofobi İnisiyatifi

Basın Açıklaması

Basına ve Kamuoyuna

“HOMOFOBİ ve TRANSFOBİYE SON!

1 Mayıs Yürüyüşü ile başladığımız 4. Uluslararası Homofobi Karşıtı Buluşmayı, 17 Mayıs Homofobi Karşıtı Yürüyüş ile tamamlıyoruz.

Homofobi ve Transfobiye son demek için bugün buradayız!

17 Mayıs Uluslararası Homofobi Karşıtlığı Günü, cinsiyet kimliği veya cinsel yönelimlerle ilgili tüm fiziksel, ahlaki veya sembolik şiddetlere karşı eylem ve karşı durma günüdür.

İnsanların eşitliği için mücadele eden tüm girişimlere ilham ve destek vererek, hepsiyle koordinasyon içinde olmayı amaçlar.

Bizler de Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Travesti ve Transeksüel bireyler olarak dostlarımızla birlikte Homofobi ve Transfobiye karşı durmak için buradayız.

HOMOFOBİ, TRANSFOBİ VE NEFRETE KARŞI YÜRÜYORUZ!

Çünkü Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Travesti ve Transeksüeller olarak hâlâ temel insan haklarından mahrumuz.

Eşcinsel ve transeksüel olduğumuz için ifade ve örgütlenme hürriyetlerimiz “genel ahlak” ablukası ile kuşatılmış vaziyette.

Baskılanıyoruz, sosyal, kültürel, ekonomik ve politik hayata katılmamız engelleniyor.

Cinsel yönelim ve cinsiyet kimliklerimizden dolayı işe alınmıyor; çalıştığımız işlerden atılıyor, ayrımcı yasalarla mesleklerimizden men ediliyoruz.

Eşcinsel ve transeksüel olduğumuz için yaşam hakkımız gasp ediliyor, şiddete maruz kalıyor, nefret cinayetlerine kurban gidiyoruz.

Polis, eşcinsel ve transeksüellerin katillerini bulmuyor.

Mahkemeler, eşcinsel ve transeksüel öldürdükleri için katillerimize ceza indirimleri sunuyorlar.

Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Travesti ve Transeksüeller olarak gerçeğiz ve bu toplumun bir parçasıyız.

Varlığımızı inkâr ederek bizleri sosyal ve politik hayattan kovanlara HAYIR! diyoruz.

Nefret söylemi üretmek “eleştiri hakkı” olamaz! Nefreti körüklemekten vazgeçilsin!

Heteroseksüel olmadığımız için öldürülmek istemiyoruz – yaşam hakkı istiyoruz!

Toplumsal hayatın her alanına eşit katılmamızı sağlayacak yasal güvence için Anayasa’da Cinsel Yönelim ve Cinsiyet Kimliğinin tanınmasını istiyoruz.

Bu toplumda sadece heteroseksüeller yaşamıyor; biz de varız!

Cinsel Yönelim ve Cinsiyet Kimliği Ayrımcılığına Hayır!

Nefret Cinayetlerine Son!

Homofobi ve Transfobiye Son”

17 Mayıs: Gökkuşağının altında herkese yer var!

Posted in 4. uluslararası homofobi karşıtı buluşma, homofobi karşıtı yürüyüş with tags , , , , , , , , , on Mayıs 18, 2009 by ifsaeylem1
Pazartesi, 18 Mayıs, 2009

17 Mayıs Homofobi Karşıtı Yürüyüşün ikincisi Ankara’da yapıldı. LGBTT dernek ve oluşumlarla birlikte sivil toplumun çeşitli kurumlarından temsilciler gökkuşağı bayrağı altında birlikte yürüdüler.

17 Mayıs Uluslararası Homofobi Karşıtı Buluşma’nın dördüncüsü, İzmir, Eskişehir, Van, Diyarbakır ve İstanbul’da yapılan etkinliklerin ardından Ankara’daki program ile tamamlandı.
4. Buluşma, 17 Mayıs Pazar günü, Kurtuluş Parkı’ndan başlayan ve Kızılay Yüksel Caddesi’nde tamamlanan “Homofobi Karşıtı Yürüyüş” ile sona erdi. Saat 13:00’te başlayan yürüyüş 14:30’da tamamlandı.
Gökkuşağının altında herkese yer var!

Homofobi, transfobi ve nefrete karşı gökkuşağı bayrağı altında yapılan yürüyüşe katılım gökkuşağı kadar çeşitliydi. Çeşitli şehirlerden ve kampüslerden gelen LGBTT bireyler ve örgütlerle birlikte yürüyüşe sivil toplumun çeşitli kurumlarından temsilciler de katıldılar. Siyasi partilerden EHP ve DSİP temsilcileri, EHP’nin LGBTT örgütünden üyeler de gökkuşağı bayrağının altında homofobi ve transfobiye karşı yürüdüler. Feministler, Ankaralı ve İstanbullu anarşistler, ODTU Yaşayan Kütüphane üyeleri ile birlikte yürüyüşe katılanların çeşitliliği dikkat çekiciydi.
Lambdaistanbul, MorEl Eskişehir, Siyah Pembe Üçgen İzmir, Piramid Diyarbakır, Kaos GL ve Pembe Hayat dernek ve oluşumlarından LGBTT bireyler ile dostları da homofobi ve transfobiye karşı yürümek için Ankara’da bir araya geldiler. Özellikle ODTU kampüsünden katılım yoğun oldu.
Norveç İşçi Partisi Milletvekili Anette Trettebergstuen de yürüyüşe katılanlar arasındaydı.
Homofobi Karşıtı Yürüyüşün ikincisi önceden planlanan ve kamuoyuna ilan edilen güzergâhta sorunsuz bir şekilde heyecan ve coşku ile tamamlandı. Yürüyüş güzergâhında “Yaşasın eşcinsel aşk!”, “Transfobi öldürür!”, “Eşcinseller vardır!” şeklinde yazılmış duvar yazıları görüldü. Yürüyüş boyunca Ziya Gökalp Caddesi ile Selanik Caddesinde seyreden esnaf ve yoldan geçenlerden rahatsız eden bir tepki gelmedi.
“Teslim Olmak Yok! Homofobi Ezilecek!”

Yürüyüş boyunca hep bir ağızdan coşkulu ve kararlı sloganlar atıldı. Cinsel yönelim ayrımcılığı ile karşı karşıya kalan hakem için de “Halil İbrahim Dinçdağ yalnız değildir!” sloganı dikkat çekti.
Kurtuluş Parkından Yüksel Caddesine kadar atılan sloganlardan bazıları şunlar:
“Kurtuluş Yok, Tek Başına! Ya Hep Beraber Ya Hiçbirimiz!”, “Gemileri Yaktık! Maskeleri Attık! Geri Dönüş Yok!”, “Aşk Aşk Hürriyet, Uzak Olsun Nefret!”, “Ne Suç Ne Günah, Yaşasın Eşcinsel Aşk!”, “Homofobi Öldürür!”, “Transfobi Öldürür!”, “Nefret Öldürür!”, “Genel Ahlak, Kimin Ahlakı!”, “Batsın! Batsın! Ahlakınız Batsın!”, “Ahmet Yıldız Burada! Katilleri Nerede!”, “Dilek İnce Burada! Katilleri Nerede!”, “Katilleri Bulmayan Suç Ortağıdır!”,Patronsuz, Pezevenksiz Bir Dünya İstiyoruz!”, “Travestiyiz, Buradayız! Alışın! Alışın! Gitmiyoruz!”,Eşcinseller Geliyor, Özgürlüğe Yürüyor!”, “Okulda, İşte, Mecliste! Eşcinseller Her Yerde!”

Buluşma kapsamındaki yürüyüş bu yıl ikinci kez yapılmış oldu. İlkinde geçen yıl Yüksel Caddesinden Meclis’e yürünmüştü. Bundan böyle, Uluslararası Homofobi Karşıtı Buluşma kapsamında her yıl 17 Mayıs haftasında homofobi ve transfobiye karşı yürüyüşler devam edecek.
Yürüyüşün ardından, Kızılay’da, Yüksel Caddesi İnsan Hakları Anıtı önünde basın açıklaması okundu.
“Homofobi ve Transfobiye Son!” başlıklı, 17 Mayıs Anti-Homofobi İnisiyatifi imzalı Basın Açıklamasının tam metnini yayınlıyoruz.
“HOMOFOBİ ve TRANSFOBİYE SON!

1 Mayıs Yürüyüşü ile başladığımız 4. Uluslararası Homofobi Karşıtı Buluşmayı, 17 Mayıs Homofobi Karşıtı Yürüyüş ile tamamlıyoruz.
Homofobi ve Transfobiye son demek için bugün buradayız!
17 Mayıs Uluslararası Homofobi Karşıtlığı Günü, cinsiyet kimliği veya cinsel yönelimlerle ilgili tüm fiziksel, ahlaki veya sembolik şiddetlere karşı eylem ve karşı durma günüdür.
İnsanların eşitliği için mücadele eden tüm girişimlere ilham ve destek vererek, hepsiyle koordinasyon içinde olmayı amaçlar.
Bizler de Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Travesti ve Transeksüel bireyler olarak dostlarımızla birlikte Homofobi ve Transfobiye karşı durmak için buradayız.
HOMOFOBİ, TRANSFOBİ VE NEFRETE KARŞI YÜRÜYORUZ!

Çünkü Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Travesti ve Transeksüeller olarak hâlâ temel insan haklarından mahrumuz.
Eşcinsel ve transeksüel olduğumuz için ifade ve örgütlenme hürriyetlerimiz “genel ahlak” ablukası ile kuşatılmış vaziyette.
Baskılanıyoruz, sosyal, kültürel, ekonomik ve politik hayata katılmamız engelleniyor.
Cinsel yönelim ve cinsiyet kimliklerimizden dolayı işe alınmıyor; çalıştığımız işlerden atılıyor, ayrımcı yasalarla mesleklerimizden men ediliyoruz.
Eşcinsel ve transeksüel olduğumuz için yaşam hakkımız gasp ediliyor, şiddete maruz kalıyor, nefret cinayetlerine kurban gidiyoruz.
Polis, eşcinsel ve transeksüellerin katillerini bulmuyor.
Mahkemeler, eşcinsel ve transeksüel öldürdükleri için katillerimize ceza indirimleri sunuyorlar.
Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Travesti ve Transeksüeller olarak gerçeğiz ve bu toplumun bir parçasıyız.
Varlığımızı inkâr ederek bizleri sosyal ve politik hayattan kovanlara HAYIR! diyoruz.
Nefret söylemi üretmek “eleştiri hakkı” olamaz! Nefreti körüklemekten vazgeçilsin!
Heteroseksüel olmadığımız için öldürülmek istemiyoruz – yaşam hakkı istiyoruz!
Toplumsal hayatın her alanına eşit katılmamızı sağlayacak yasal güvence için Anayasa’da Cinsel Yönelim ve Cinsiyet Kimliğinin tanınmasını istiyoruz.
Bu toplumda sadece heteroseksüeller yaşamıyor; biz de varız!
Cinsel Yönelim ve Cinsiyet Kimliği Ayrımcılığına Hayır!
Nefret Cinayetlerine Son!
Homofobi ve Transfobiye Son!”
17 Mayıs Anti-Homofobi İnisiyatifi

“Ankara’nın Ortasında ‘Eşcinseller Susmayacak’ Diye Bağırdım. Çok Mutluyum”

Posted in 4. uluslararası homofobi karşıtı buluşma, homofobi karşıtı yürüyüş with tags , , , , , , on Mayıs 18, 2009 by ifsaeylem1

Homofobi ve Transfobiye Karşı Yürüyüş’e katılanlar “Bir arada olmanın ve hep birlikte bağırmanın kendilerini güçlü hissettirdiğini” söylüyor. Yürüyüşü izleyenler de hakları için yürüyen LGBTT’leri tebrik ediyor.

Ankara – BİA Haber Merkezi
18 Mayıs 2009, Pazartesi

Homofobi ve Transfobiye Karşı Yürüyüş’e İstanbul’dan katılan Biz Erkek Değiliz İnisiyatifi (BEDİ) üyesi  Atalay Göçer, homofobinin ifşası ve nefret cinayetlerine dikkat çekmek için yürüyüşe katıldığını bianet‘e söyledi.

“Devletin LGBTT’lere yönelik şiddet ve ayrımcılıkla ilgili tepkisizliğine karşı bir arada yürüyor olmanın önemine” değinen Göçer, “katılımı az bulsa da yılda iki kere, Ankara ve İstanbul’da yürüyüşlerin olması ve bunların gelenekselleşmesi LGBTT hareketi adına çok sevindirici olduğunu” ifade etti.

Pembe Hayat üyesi Barış Sulu Göçer’in aksine kalabalıktan memnun. “İstanbul’daki Onur Yürüyüşü’nün katılımın daha da kalabalık olacağının göstergesi” olduğu görüşünde.

Sulu, geçtiğimiz hafta yaşanan eşcinsel hakem ve Zaman gazetesi yazarı Ali Bulaç‘ın açıklamalarıyla başlayan ve bir çok köşe yazarının da katıldığı tartışmaların da Homofobi Karşıtı Buluşma haftasına gelmiş olmasından dolayı memnun.

“Bu seneki yürüyüş şu nedenle çok önem taşıdı; köşe yazarları sanki yıllarca biriktirdiklerini, söyleyemediklerini, tam da bu tarihte insan hakları üzerinden tartışmaya açabildiler, konuşabildiler, homofobi ve transfobinin sadece LGBTT’lerin sorunu olmadığını anlayabildiler. Bunları dillendirmeye başlamaları önemli bir adımdı hareketimiz için.”

Yürüyüşü tesadüfen gören ve alkışlayan bankacı Şeyda bianet’e yaşadığı şehirde böyle bir yürüyüşün yapılmasından mutlu olduğunu anlattı.

“Bence çok cesur ve önemli bir şey yapıyorlar. Hakları için mücadele etmek çok önemli ama eğer eşcinsel ya da transseksüelseniz bunu ifade etmek çok kolay olmuyor. Bu kadar insanın bir araya gelmesi beni heyecanlandırdı.”

Şeyda, “Şayet acil işi olmasaydı yürüyüşe katılmak istediğini, gelecek sene muhakkak katılacağını” söyledi.

Yürüyüş sırasında katılımcılara Pembe Hayat hakkında bilgi soran iki kişiden biri olan Cevat da “Tıpkı Kürtler gibi eşcinseller de dışlanıyorlar, aşağılanıyorlar. Hakları için mücadele eden herkesin birbiriyle dayanışması gerekiyor. Bu yürüyüşü yaptıkları için kendilerini tebrik etmek istedim” dedi.

Yürüyüşe katılanlardan Umut Deniz için Kızılay’da yüzlerce insanla “eşcinseller susmayacak, susmayacaklar susmayacak” sloganını atmak, birlikte yürümek çok önemli.

“Kendimi ilk kez güçlü hissedebildim. İstediğim şeyi bağıra çağıra söyleyebilmek bana ilk kez elime geçmeyen bir var olma ve ifade etme hakkı verdi. ilk kez dışında tutulduğum bir bütüne dahil edilmiş gibi hissettim. Bu açıdan yürüyüş benim için çok önemliydi.”

Deniz yürüyüş esnasında yaşadığı bir olayı da anlattı.

“Kortejin sonunda yürürken bir adam elimdeki homofobi öldürür lolipopunu gösterdi ve sordu: ‘Affedersiniz ben hiç bilmiyorum da gardaş, nedir bu homofobi? Neye karşısınız siz?’ bir an ne diyeceğimi bilemedim ama sonra ‘eşcinsellere duyulan nefret, eşcinselleri yok etme, öldürme isteği dedim alelacele. “Hee! Kin duyanlar… yani homolara’ dedi, evet dedim tekrar ve adam ‘peki sağ olasın’ diyerek gitti.”

Eyleme Kocaeli’den katılan Ruken de “İlk kez geliyorum. Cesaretimi toplayana kadar canım çıktı ama şimdi iyi ki gelmişim diyorum” diyerek duygularını paylaştı.(BÇ)

fotoğraflar: http://kaosgl.org/content/17-mayis-2009-homofobi-ve-transfobiye-karsi-yuruyus