siyah pembe üçgen için arşiv

“Tahrik nefret, Sorumlu devlet”

Posted in basın açıklaması, nefret cinayetleri with tags , , , , , , , on Ağustos 7, 2009 by ifsaeylem1
Perşembe, 6 Ağustos, 2009
Haber: Hülya Sur

Son on gün içerisinde, İzmir’de, cinsel yönelim ve cinsiyet kimliğini hedef alan, üç ayrı nefret saldırısı gerçekleştirildi.

İzmir’de Nefret Saldırıları Protesto Edildi

İzmir’de son günlerde meydana gelen nefret saldırıları, Siyah Pembe Üçgen İzmir Derneği’nin çağrısı ile protesto edildi.

LBGTT Haklar Platformu tarafından İzmir Alsancak’ta düzenlenen (1 Ağustos Cumartesi) basın açıklamasıyla LGBTT’lere yönelik saldırılar protesto edildi.


“Tahrik nefret, Sorumlu devlet”

Eylem, Kıbrıs Şehitleri Caddesinde, Tansaş önünden, Sevinç pastanesi önüne kadar gerçekleştirilen yürüyüş ile başladı. Eyleme yaklaşık altmış kişi katıldı. Yürüyüş boyunca sık sık “Haksız tahrik, Katillere teşvik”, “Tahrik nefret, Sorumlu devlet”, “Transfobi vuruyor, Yargı koruyor”, “Homofobik medya istemiyoruz”, “Baskı şiddet ahlaksa, Biz ahlaksızız” sloganları atıldı.
Eylem, Siyah Pembe Üçgen Derneği’nden Deniz San tarafından okunan metinle sona erdi.
LGBT Hakları Platformu adına İzmir Siyah Pembe Üçgen Derneği’nin okuduğu Basın Açıklaması metninin tamamını:

Son on gün içerisinde, İzmir’de, cinsel yönelim ve cinsiyet kimliğini hedef alan, üç ayrı nefret saldırısı gerçekleştirildi.

17 Temmuz tarihinde, Konak’ta, bir gey evinde bıçaklanarak öldürüldü.
19 Temmuz’da, İzmir Kemalpaşa’da, transseksüel bir kardeşimizin cesedi, naylona sarılmış halde gömülü olarak bulundu. Kimliği hâlâ saptanabilmiş değil.
24 Temmuz Cuma akşamı Alsancak’ta transseksüel arkadaşımız Zirve bıçaklanarak yaralandı.
Eşcinsel ve transseksüel bireylere yönelik bu saldırılar, eşcinsellere ve transseksüellere yönelik bilinen ayrımcı uygulamaların fiziksel şiddete dönüşmesidir.
Türkiye’de, transseksüellerin, eşcinsellerin, kadınların yaşam hakları kolayca gasp edilir.
“Ters ilişki teklif etti”, “Sen de erkek misin, dedi” katillere öğretilir ki, birkaç yıl yatıp çıkmanın sihirli formülü bu cümlelerde gizlidir.
Çünkü Türkiye’de yargı cinsiyetçidir, homofobiktir, transfobiktir. Erkekliğe dil uzatılmasına müsaade etmeyecektir. Trans cinayetlerinde, gey cinayetlerinde, kadın cinayetlerinde kurbanlarla değil, katillerle özdeşlik kurması bundandır yargının.
İfadelerde beyan edilen “öldürme bahaneleri”ni esas alarak, ceza indirimleriyle, katilleri kollaması bundan…
Baki Koşar ve diğer pek çok gey, trans cinayetinde verdiği hükümlerle yargı; kendi ideolojisinin ataerkil, heteroseksist olduğunu defalarca açık etmiştir.
Yargıdaki bu ağır maço zihniyet dönüştürülmedikçe, transseksüel, eşcinsel ve kadın cinayetleri son bulmayacak. Katiller kendilerini katil gibi görmeyecek, nefret cinayetlerine toplumsal hatta yasal bir onay verildiğini düşüneceklerdir.
Medya, katillerin ağzından dökülmüş cümleleri manşete çekip, yaşam hakkı ihlal edilmiş olan kurbanları suçlamayı hep sevdi.
Medyadaki cinsiyetçi, transfobik, eril dil dönüştürülmedikçe; nefret söylemlerinin etkisindeki lümpen erkeklerin saldırıları son bulmayacaktır.
Oysa Anayasa’nın 17. maddesi, yaşama hakkını “herkes için” güvence altına almaktadır.
Buna göre;
“Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.”

Yaşama hakkı kişilerin etnik kökeni, dini, dili, cinsel yönelimi, cinsiyet kimliğine göre ayrı ayrı değerlendirilemez. Hiç bir yurttaşın canı bir diğerinden daha kıymetsiz değildir.
Türkiyeli LGBTT’ler olarak;

Cinsel yönelim ve Cinsiyet Kimliği ibarelerinin, Anayasa’nın eşitliği düzenleyen, onuncu maddesine eklenmesi,
Nefret Suçlarının; Ağırlaştırıcı Sebep ya da Bağımsız bir Suç tipi olarak yasada tanımlanmasını ve etkili bir şekilde uygulanmasını,
Transseksüellere yönelik baskıcı, polisiye uygulamalar yerine LGBTT bireylere yönelen şiddeti önleyici etkin tedbirler alınmasını,
Genel ahlaka aykırılık bahanesiyle Eşcinsellere yapılan baskıya son verilmesini, talep ediyoruz.” (AE)


LGBT Hakları Platformu


Siyah Pembe Üçgen Izmir Dernegi
Kaos GL Derneği
Lambdaistanbul LGBTT Dayanışma Derneği
MorEl Eskişehir LGBTT Oluşumu
Pembe Hayat LGBTT Dayanışma Dernegi
Piramid Diyarbakır LGBTT Oluşumu

Destekleyen topluluk ve STK’lar

Alakasızlar
Amargi İzmir
Bağımsız Kadın İnisiyatifi
Çeviri Eylem Kolektifi
İnsan Hakları Derneği İzmir Şubesi
İnsan Hakları Gündemi Derneği
Nefret Cinayetlerini Duyuruyoruz İnisiyatifi
Sosyalist Demokrasi Partisi İzmir İl Örgütü
Yeşiller İzmir

Fotoğraflar: Dicle Haber Ajnası

Kaos GL
Reklamlar

“İzmir Polisinin Tavrı Nefret Suçlarını Önlemiyor; Artırıyor”

Posted in ayrımcılık - şiddet, nefret cinayetleri with tags , , , , , , , , on Ağustos 4, 2009 by ifsaeylem1

Avukat Özsoy, “Bir haftada bir gey ve transseksüel kadının öldürüldüğü, bir transseksüel kadının da bıçaklı saldırıya uğradığı İzmir’de polisin tavrının LGBTT’lere yönelik şiddeti arttırdığını” söyledi. “Polisi nefret suçlarını önlemeye yönelik adımlar atmaya” çağırdı.

İzmir – BİA Haber Merkezi
04 Ağustos 2009, Salı

İzmir’de Siyah Pembe Üçgen Derneği’nden avukat Elif Ceylan Özsoy‘un bianet‘e verdiği bilgiye göre 17-24 Temmuz tarihleri arasında bir gey ve bir transseksüel kadın öldürüldü, bir başka transseksüel kadın da bıçaklanarak yaralandı. Olayların failleri yakalanmış değil.

Eski İzmir Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın‘ın izlediği Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Travesti ve Transeksüel (LGBTT) bireyleri yok sayma ve kentin dışına sürme uygulamalarının sürdüğünü belirten Özsoy’un anlattığına göre Derneğin 1 Ağustos’ta, yaşanan olayları protesto etmesinin ardından polis eyleme katılan iki transseksüeli karakola götürerek tehdit etti.

Özsoy’la İzmir’de LGBTT’lere yönelik artan şiddeti ve polisin tavrını konuştuk.

“Halk LGBTT’leri de, onlara yönelik şiddeti de görmüyor”

“İzmir’de genel bir görmezden gelme var. İstanbul ve Ankara gibi büyük şehir olmasına rağmen daha çok büyük bir kasaba havası taşıyor olmasının da getirdiği bu tavır LGBTT bireylere yapılan olumsuz uygulamaların da görünmemesine neden oluyor.”

Siyah Pembe Üçgen derneği çok sayıda sivil toplum kuruluşunun da desteğiyle 1 Ağustos’ta, Kıbrıs Şehitleri Caddesi’nde yaşanan olayları protesto eylemi yaptı.

Özsoy, sloganlar eşliğinde yaptıkları yürüyüşe hiçbir olumsuz tepkiyle karşılaşmamalarını da bu görmezden gelmeye bağlıyor ve “görünür oldukça halkın ve emniyetin gerçek tepkisini ölçebileceğiz” diyor.

Çapkın’ın özellikle transseksüel kadınları yaşadıkları merkezi yerlerden sistemli bir şekilde kent dışına sürdüğünü, seks işçiliği yapan insanları çalışamaz hale getirdiğini kaydeden Özsoy beklentilerini şöyle aktarıyor:

“Çapkın’ın döneminde yapılan uygulamalar sürüyor. İzmir Emniyeti nefret suçlarını önleyici uygulamalara bir an önce geçmeli. Bir transseksüel kapısının önüne çıktığında ona ceza yazmak, evinin kapısının altından biber sıkmak gibi hukuki olmayan uygulamalar sayesinde nefret suçları da artıyor. Toplumun her alanda körüklediği transfobiyi polisin bu uygulamaları da arttırıyor ve şehirde LGBTT’lere yönelik şiddet ve cinayetler giderek artıyor.”

Polisin eyleme katılan iki kişiyi tehdit etmesini “İzmir polisi mağdur olanın mağduriyetini ifade etmesinden rahatsız” diyerek tarif eden Özsoy, “bu tip davranışların bir an önce terk edilmesi gerektiğini ve LGBTT’lere yönelik insan hakları ihlallerinin azaltılması yönünde çalışmalar yapılması gerektiğini” söyledi.(BÇ)

LGBTT Hakları Platformu İzmir eylemi

Posted in ayrımcılık - şiddet, nefret cinayetleri with tags , , , , on Mayıs 31, 2009 by ifsaeylem1

İzmir’de, Lezbiyen Gay Biseksüel Travesti Transeksüel Hakları Platformu üyeleri, kendilerine yönelik artan cinayet ve şiddet olayları ile Siyah Pembe Üçgen İzmir Derneği tüzüğünün yeniden düzenlenmesi talebini protesto etti.

Platform üyeleri, balon patlatarak seslerini duyurmak istedi, tepkilerini dile getirdi. Alsancak Kıbrıs Şehitleri Caddesi’nde toplanan platform üyesi yaklaşık 50 kişi, “Derneğimize dokunma, katilleri yakala”, “Eşcinseller susmayacak, saklanmayacak”, “Hepimiz eşcinsel, hepimiz travestiyiz” sloganları ve pankartları açarak yürüdü. Cadde girişinde yürüyüşlerini sona erdiren platform üyeleri adına açıklama yapan Deniz San, “22 Mayıs Cuma sabahı bir arkadaşımız daha öldürüldü. Çağla ilk değildi. Katiller bulunmadılar. Bu acılı günümüzde İzmir İl Dernekler Müdürlüğü de Siyah Pembe Üçgen İzmir Lezbiyen, Gay, Biseksüel Travesti ve Transeksüel Derneği’nin amaçlarının, genel ahlak ve ailenin korunmasına aykırı olduğu gerekçesi ile tüzüğümüzün düzeltmesini istedi” dedi.

Özgürlüğümüz engellenemez

Deniz San, “LGBTT bireylerin yaşama haklarının pervasızca ellerinden alındığı, savcı ve kolluğun etkili bir şekilde soruşturmadığı, yargının da ‘haksız tahrik’ indirimleri ile katillerin adeta ‘sırtlarının sıvazlandığı’ bir ortamda, LGBTT’lerin, örgütlenme özgürlüğünün, genel ahlak ve ailenin korunması gibi bahanelerle engellenmesi, bu ülkeyi biz LGBTT bireyleri için adeta bir can pazarına çevirmektedir. Kaygılıyız, çünkü, öldürülüyoruz, engellemiyorsunuz, dernek kuruyoruz, engelliyorsunuz” dedi. Açıklamanın ardından bir süre daha slogan atan grup, olaysız dağıldı.

30.05.2009

http://www.haberler.com/cinayet-ve-siddeti-kinama-eylemi-haberi/