taciz tecavüz için arşiv

TACİZ VE TECAVÜZE KARŞI FARKINDALIK ATÖLYESİ

Posted in atölye, tecavüz ve taciz with tags , , on Aralık 8, 2009 by ifsaeylem1

Taciz ve Tecavüz. Dünya üstünde tacize uğramamış, tecavüz korkusuyla yüzyüze gelmemiş bir kadın var mı?

Biz Erkek Değiliz İnisiyatifi bu soruyu bir de öteki taraftan soruyor:

Dünya üstünde hiç kimseyi taciz etmemiş, ya da tecavüz korkusu yaratmamış bir erkek var mı?

Bu soruyu kadınlar ve erkekler birlikte tartışıp, taciz ve tecavüz konusunda farkındalıkları

mızı geliştireceğimiz bir atölye yapmaya karar verdik. Sizi de bekliyoruz; erkekler… özellikle de sizi.Önemli not: Katılım için erkekdegiliz@gmail.com adresine isminizi yollamanız gerekmektedir.

tarih: 20 Aralık Pazar
saat: 13:00-17:00 arası
yer: Leyla Teras, Bekar sokak, no14 kat 5, Beyoğlu, Taksim.

Reklamlar

Neden Erkek Şiddetinin Çetelesini Tutuyoruz?

Posted in kadına yönelik şiddet with tags , , , on Ekim 2, 2009 by ifsaeylem1

Erkek şiddetinin çetelesini tutmak fikri; gazetelerin cinsiyetçi dille şiddeti yeniden üretiyor olmasına, kadına yönelik şiddetin yine bu haberlerle gerekçelendirilmesine ve maalesef bu konuda araştırma yapılmadığı, elde somut veriler olmadığı için olayların münferitleşmesine itirazla ortaya çıktı.

İstanbul – BİA Haber Merkezi
01 Ekim 2009, Perşembe

“Erkeklerin Eylül’de 11, yıl başından bugüne kadarsa 125 kadın öldürdüğü” haberi üzerine bir okurdan “Seksizm, kör feminizm bunlar bir tarafa; toplumsal şiddetin temel kaynağını ‘erkek egemen toplum’ olarak görüyorsanız çok yazık” diye başlayan ve özetle şiddeti “erkek şiddeti” olarak değil “sistem şiddeti” olarak tanımlamak gerektiğini söyleyen bir e-posta üzerine,haberimizin çeşitli İnternet mecralarında tartışıldığı duyumundan devamla “çetelemizin” hikayesini paylaşmak gereği hissettik.

Bu tartışmanın, genel tabloya bakınca kadına şiddetin azaldığı -ve bu durumu, ramazan olmasıyla ilişkilendirdiğimiz- Eylül ayına denk gelmiş olması ironik.

İşin aslı “Erkekler kadın öldürüyor” başlığının seksizmle ilişkilendirilmesi veya “erkek değil sistem” denilerek eleştirilmesi çetelenin tutulmasının, kadına şiddetin sorgulanmasında ne kadar mühim olduğunu gösteriyor.

bianet’te -önceleri kolektif ardından benim sorumluluğumda- hazırladığımız “erkek şiddeti” çetelesini, 2008’in Nisan ayından bu yana gazetelerin üçüncü sayfalarına yansıyan adli vakaları tarayarak ve kadına yönelik şiddeti, cinsel saldırı haberlerini derleyerek tutuyoruz.

Erkek şiddetinin çetelesini tutmak fikri; gazetelerin cinsiyetçi dille şiddeti yeniden üretiyor olmasına, kadına yönelik şiddetin yine bu haberlerle gerekçelendirilmesine ve maalesef bu konuda araştırma yapılmadığı, elde somut veriler olmadığı için olayların münferitleşmesine itirazla ortaya çıktı.

Kadınlar kadın oldukları için şiddete maruz kalıyorlar: Her gün üçüncü sayfalarda okuduğumuz “mini etek giydiği, başkalarıyla chat yaptığı, çalışmak istediği, beyaz pantolon giydiği, sevişme, birlikte olma teklifini geri çevirdiği, boşanmak istediği” için öldürüldükleri söylenen kadınların “kadın” olduklarından dolayı şiddete maruz kaldığını, katlediklerini anlatmanın bir yoluydu şiddet olaylarını alt alta sıralamak.

Sayılar yalan söylemez ama ya sayılar yoksa…: Erkek şiddetinin varlığını bilmekten öte durumun vahametine dair bir tablo, bir başvuru kaynağı oldu çetele. Özellikle son dönemlerde bianet’e telefon ve e-posta yoluyla ulaşıp “Bu ay kaç kadın öldürüldü?” sorusuyla muhatap olmak erkek şiddeti çetelesinin ne kadar önemli bir ihtiyaca cevap verdiğini de gösteriyor.

Üstelik gazete haberleri adli makamlara yansıyan vakaları konu ediyor. Başbakanlık Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü’nün aile içi şiddet araştırmasının sonucuna göre şiddete uğrayan kadınların yüzde 92’si şikayetçi olmuyor.

Ne yazık ki bu durumda bianet’in hali hazırda tuttuğu ve üzerine tartışma yürütülen çetelesi bile gerçek verileri yansıtmaktan uzak kalıyor, ancak sembolik bir gösterge olabiliyor. Sırası gelmişken çeteleden rahatsızlığın bir gün yüzde 8’e, yani belki de çetelemize girmekten korkuyor olmakla alakalı olduğunu tahmin ediyor ve anlıyoruz.

Neden “kadına yönelik şiddet” değil de “erkek şiddeti?”: Erkek şiddeti çetelesini tutarken üçüncü sayfa haberlerinde eleştirdiğimiz edilgen dilden de uzak kalmaya çalışıyoruz. Bu çeteleyi tutarken, yani şiddet haberlerini tararken süreç içinde kendiliğinden gelişen bir tutum aslında. İlk zamanlar “Bu ay X kadar kadın öldürüldü” derken artık “Erkekler X kadar kadın öldürdü” diyerek şiddetin bizzat failini haberleştirip maktulunu, mağdurunu yeniden deşifre etmemeye, öne çıkarmamaya çabalıyoruz.

Bu tavrımızı, haklar için habercilik yapan bianet’in mağdurun hikayesini yeniden kurgulamak yerine failin yargı sürecinin takibine dikkat çekmeyi gazetecilik etiği olarak benimsemiş olmasına dayandırıyoruz. Çok basit olan bir gerçek var ki kadına yönelik şiddetin önlenmesinde “caydırıcı ceza”lar önemli rol oynuyor.

“Erkek şiddeti”nden ne anlamalıyız?: Gazetelerin üçüncü sayfalarına sadece kemeriyle, bıçağıyla, silahıyla vs. kadınlara şiddet uygulayan erkekler konu olmuyor elbette. Ancak yine üçüncü sayfadan hareketle şiddet uygulayan kadınsa onun kadın olduğunun özellikle altı çiziliyor. Erkeklere oranla daha az şiddet haberinin öznesi olduklarını bizzat takip eden olarak söylemek gerekir. Diğer yandan kimi cinayetlerin, kadınların “ölmemek, hayatta kalmak” için kendilerini savunurken gerçekleştiği gerçeği inkar edilemeyecek kadar yaygın. Ama esas derdimizi şöyle özetleyelim: Tuttuğumuz çetelede “kadınlar erkek öldürmüyor” gibi bir iddia yok, ama kadınların “münferit” değil “organize ve sistematik” şekilde öldürüldüklerini, şiddete maruz kaldıklarını bizzat haberlere dayanarak söylüyoruz.

Çetele “kadın katlini” başlığına taşısa da tecavüz, taciz vakalarına da yer veriyor. Bu noktada bir parantez açıp tecavüzün “erkeğin kendini, güdülerini kontrol edememesiyle yaptığı eylem” olarak tanımlanmasına itirazımızı dile getirmeliyiz. Kadına cinsel şiddeti  “hastalık, sapıklık” değil sistematik erkek şiddetinin bir parçası olarak görüyoruz. Erkeğin kadını cezalandırma, üzerinde hak iddia etme, iktidar kurma araçlarından biri olarak cinsel şiddet, üçüncü sayfalarda “dişi kuyruk sallamazsa”ya varan ve kadını deşifre edip damgalayan, suçlayan, bir dille defaten kadını mağdur ederek, uzun lafın kısası kabul edilemez bir şekilde katlanarak sürüyor.

Küçük bir açıklama: Yapılan tartışmalarda söz konusu faili meçhul bir olayı “Diyarbakır’da hayvan otlatırken öldürülen Ceylan” örneği üzerinden çetelemize nasıl dahil ettiğimiz soruluyor. Cevabımız net: Patlayıcıların, havan toplarının, silahların başında kadınlar değil erkekler, erkek zihniyetler var.

bianet’in çetelesine konu olan “erkek şiddeti” vakalarının tek tek erkekleri kapsamadığını not düşmeye gerek yoksa da erkeklerin de erkek egemen sistemin mağduru olduğunu -bir kez daha- söylemeden geçmeyelim.

Toplumsal cinsiyetin erkeği otorite, iktidar sahibi olmaya zorladığı, çocukken eline oyuncak olarak silah verdiği, “namus” gerekçe edilerek yakını olan kadını öldürmesinin emredildiği bu topraklarda “erkek şiddetine karşı mücadele” sadece kadınların değil erkeklerin de sorunu.

“Erkek şiddeti çetelesi”nden ne murat ettiğimize gelince: umarız çetelemiz kadın katline, fiziksel, psikolojik, cinsel şiddete karşı mücadeleye bir damla da olsa katkıda bulunur. (EZÖ)

Erkekler Eylülde 11 Kadın Öldürdü

Posted in kadına yönelik şiddet with tags , , , , , , on Ekim 2, 2009 by ifsaeylem1

Eylül ayında gazetelerin üçüncü sayfalarına yansıyan haberlere göre erkekler 11 kadın öldürdü. bianet neredeyse her gün yaygın medyada okuduğumuz kadına yönelik şiddet, taciz, tecavüz haberlerinin çetelesini tutuyor.

İstanbul – BİA Haber Merkezi
30 Eylül 2009, Çarşamba

Gazetelerin üçüncü sayfalarına yansıyan adli vakaları tarayan bianet kadına yönelik şiddeti, cinsel saldırıları derleyerek erkek şiddetinin çetelesini tutmaya devam ediyor.

Geçen ay haberlere göre erkekler 11 kadını, 2009’un Ocak ayından bugüne kadar da 125 kadını öldürdüler.

30 Eylül

Cinayet

İstanbul’da Mustafa Öztel karısı Ayla Öztel’i pantolondan çıkarttığı kemerle boğarak öldürdü. Zanlı Öztel henüz yakalanamadı.

Cinayet

Sivas’ta İsmail A. (38), eşi Selda A.’yı (32) 11 yerinden bıçaklayarak öldürdü. Zanlı İsmail A. teslim olurken cinayete eşinin kendisini aldattığını bahane etti.

Tecavüz

Çanakkale’de erkek arkadaşlarını dövüp para ve telefonlarını gasp ettikten sonra uzaklaştırıp, yanlarındaki iki genç kadına kıza tecavüz ettikleri iddia edilen A.A. (30), T.T. (18) ve Y.T. (24), gözaltına alınarak adliyeye sevk edildi.

Tecavüz

13 yaşında zorla evlendirilen Sultan K. (30), eşi Hayrettin K. (41) hakkında kendisine yıllarca tecavüz ettiği iddiasıyla suç duyurusunda bulundu. Tutuksuz yargılanacak Hayrettin K.’nın 12 yıl hapsi isteniyor.

29 Eylül

Cinayet

İstanbul’da bir prodüksiyon şirketinin çalışanlarından Ayşegül Gürpınar işyerinde ölü bulundu.

28 Eylül

Cinayet

Diyarbakır’ın Lice ilçesinde hayvanlarını otlatan Ceylan Önkol (14), uzaktan ateşlenen bir silah sonucu hayatını kaybetti.

26 Eylül

Cinayet

Bursa’da Malcılar Lisesi son sınıf öğrencisi G.Ş. (17), 1,5 yıldır çıktığı erkek arkadaşı Murat Recep Yurdaışık ile (20) tarafından bıçaklanarak öldürüldü.

İşkence

Muğla’da M.Ç. (40) ısıttığı bıçak zoruyla eşi Y.Ç.’nin (35) cinsel organını dağladı. İfadesinde eşinin bir arkadaşıyla ilişkiye girdiğini öne süren M.Ç., tutuklandı. Y.Ç. ise, Köyceğiz Devlet Hastanesi’ndeki tedavisinin ardından doktor nezaretinde taburcu edildi.

25 Eylül

Cinsel saldırı

Antalya’da evlerine gittiği H.G. ve M.L.’nin  kendisiyle seks yapmak istemeleri üzerine pencereden atlayan D.Z. tedavi altına alındı. H.G. ve M.L. tutuklanarak cezaevine konuldu.

24 Eylül

Tecavüz

Siirt’te S.K.’yı, (11) ‘Bayram şekeri vereceğim’ diyerek kandırıp tecavüz ettiği ileri sürülen H.S., (21) tutuklandı.

22 Eylül

Cinayet

Giresun’da bahçedeki yaprakların kıpırdadığını gören Sedai Yılmaz, tabancayla ateş etti, ancak kontrol etmek için tarlaya gittiğinde, yengesi Nurgül Yılmaz’ın cesediyle karşılaştı. Ağır yaralanan Yılmaz kurtarılamadı.

Cinayet

Kocaeli, Karmürsel’de biri kadın diğeri erkek iki kişinin cesedi bulundu.

21 Eylül

Yaralama

Nevşehir’de  eşi G.G.’yi (38) i İ.Ö. (32) ile birlikte gören A.G., (43) İ.Ö.’yü önce bıçakladı, sonra başını taşla ezerek öldürdü, ardından da eşi G.G.’yi bıçaklayarak yaraladı. Polis tarafından gözaltına alınan A.G. ise sorgusunun ardından Adliye’ye sevk edilecek.

Tecavüz

Konya’da 10 yaşındaki kız çocuğuna tecavüz ettiği öne sürülen Mustafa D. yakalandı.

Tecavüz

Antalya’da 15 gün önce tanıştığı erkek arkadaşı 18 yaşındaki Eren P.´nin evlenme vaadiyle kendisine tecavüz ettiğini ileri süren 17 yaşındaki H.F., polise başvurdu.

Tecavüz

Muğla’nın Bodrum İlçesi’ne annesiyle birlikte tatile gelen İngiliz üniversite öğrencisi S.S.’ye tecavüz ettiği ileri sürülen barmenler S.T. ve A.K. tutuklandı.

20 Eylül

Zorla seks işçiliği

Antalya’da polis bir baskında 15 yaşındaki kız çocuğunu erkeklere pazarladığı iddia edilen Saliha K., Metin P., Orhan K.’yı gözaltına aldı.

Cinayet

Aydın’ın Söke ilçesinde Cevdet İ. ayrı yaşadığı eşi Rukiye İ.’yi sokakta tabancayla ateş ederek öldürdü.

17 Eylül

Taciz

Samsun’da bir sitede kapıcılık yapan 24 yaşındaki Fedai K., apartmana giren 14 yaşındaki F.D.’ye tokat atıp yanağından öptüğü iddiasıyla polis tarafından gözaltına alındı.

16 Eylül

Şiddet

Sakarya’da, sahur vakti kahveden eve gelen C.T., karısını, bir başka erkekle birlikte evde buldu. C.T., karısı ve erkeği dövdükten sonra ellerini ve ayaklarını bağlayıp, polis merkezine giderek şikayette bulundu.

15 Eylül

Silahla yaralama

İzmir’de bir kadın iki erkeğe havalı silahla ateş açıp yaralayan 16 yaşındaki H.B. ve aynı yaştaki O.B. adliyeye sevk edildi.

10 Eylül

Tecavüz

İstanbul’da Yelda A. yakın arkadaşı Müslim K.’nın tecavüzüne uğradığı şikayetiyle polise başvurdu. Adli Tıp Kurumu’nda kontrolden geçirilen Yelda A.’nın tecavüze uğradığı tespit edilirken, kıyafetlerinden de zanlıya ait sperm örnekleri alındı. Zanlı Müslim K.’yi arıyor.

Tecavüz

Çorum’da kayıp olduğu için ailesinin başvurusu üzerine polis tarafından aranan Z.N. (13) iki hafta sonra bulundu. Z.N., ifadesinde tecavüze uğradığını ve ilişkiye zorlandığını iddia etti. Polis tarafından olayla ilgili gözaltına alınan Ferdi Ş. (21),  Hasan Emrah S. (21) ve Kadir Ç. (19), çıkarıldıkları nöbetçi mahkeme tarafından tutuklandı.

Cinsel saldırı

Eskişehir’de bir otomobil içinde 2 kişinin cinsel tacizine uğrayan Z.K. (24), tecavüzden Eskişehir Osmangazi Üniveristesi’ne sığınarak kurtuldu. Polis tarafından yakalanan Hasan Er ile Çağlar Başöre ise çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

Cinsel saldırı

Bursa’da kendisini ‘medyum’ olarak tanıttığı ailenin 8 yaşındaki kızına ‘cinsel istismarda bulunduğu’ öne sürülen 57 yaşındaki tutuklu sanık Şerif Ahmet Beis hakkında 8 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı.

Yaralama

Adana’da, Bülent Akdöner (32), eşiyle beraber olan iş arkadaşı Coşkun Çiçek’i (45) öldürüp, eşi Fatma Akdöner’i (24) de yaralayıp sakat bıraktı.

9 Eylül

Cinayet

Burdur’da ihbar üzerine bir eve giden polis, 16 yaşındaki Reyhan Basravi’nin çıplak cesedi ile karşılaştı. Olayla ilgili 2 kişi gözaltına alındı.

Cinayet

Tekirdağ’da Meryem Çimen (36), ayrılmak istediği sevgilisi Kudbettin Gürbüz (44) tarafından kalbinden 5 kez bıçaklanarak öldürüldü.

7 Eylül

Cinayet

Mersin’de sahil kenarında Nurgül Küçük’ün (27) ölü, Şefika Kayra’nın (17) başından yaralı bulundu. Soruşturma sürüyor.

bianet’in tuttuğu kadına şiddet çetelesini görmek için tıklayınız. (EZÖ)

“Hapishanedeyim, doktora gidemiyorum çünkü jandarma taciz ediyor”

Posted in kadına yönelik şiddet, tecavüz ve taciz with tags , , , , , on Ağustos 30, 2009 by ifsaeylem1
Cumartesi, 29 Ağustos, 2009

Ankaralı feminist grup FeministBiz, bugün Kızılay’da, YKM önünde hapishanelerde ve gözaltılarda kadınların maruz kaldığı cinsel tacize ve şiddete dikkat çeken bir eylem yaptı.

Seçin Varol ve Sevgin Duru’nun haberi.

Yirmi feminist kadının katıldığı eylemde, kadınlar hazırladıkları minyatür parmaklıkları etraflarına koyarak, üzerlerinde hapishanedeki kadınların maruz kaldıkları uygulamaları ifade eden; “Hapishanedeyim, doktora gidemiyorum çünkü yolda jandarma taciz ediyor” gibi ibarelerin bulunduğu çarşafları giymiş halde yere yattılar. Kadınların eylemi çevreden yoğun ilgi ve tepki gördü.
Feminist kadınlar hazırladıkları bildiride, kadınların cezaevlerinde yaşadıkları şiddetten gün be gün haberdar olamasalar da tahliye edilen kadınların anlattıklarının yaşanan baskıları ve şiddeti ortaya koyduğunu belirterek Sincan F Tipi Cezaevi’ndeki uygulamaları dile getirdiler.

FeministBiz: Hapishanede, gözaltında polis ve jandarma cinsel tacizine ve şiddetine son!

“Kadınlar Gözaltında ve Hapishanelerde Cinsel Tacize ve Şiddete Uğruyor” başlıklı basına ve kamuoyuna okunan bildiride şöyle denildi:
Kadınlar hastaneye giderken görevlilerin saldırısına ve cinsel tacizine uğruyor, doktor muayenesi sırasında askerler odadan çıkmıyor ve kadınlara hakaret ediyorlar. Hücrelerde ise askerlerin sözlü ve fiziksel tacizi süre giden olayların sadece bir kısmı. Direkt yaşam hakkının tehdidi olan bu durum, ölüme mahkûm edilen Güler Zere gibi, diğer tutuklu kadınların da yaşam haklarının gasp edilmesinin bir parçasıdır.

Hapishanelerde ve gözaltılarda kadınların bedeni üzerinde devam eden fiziksel ve psikolojik şiddet son bulmadığı gibi, yaşananlar her geçen gün artarak daha fazla kadının, yaşamını, sağlığını ve psikolojisini tehdit etmeye devam ediyor. Ve bu şiddet, yakın zamanda Genç-Sen’li kadın arkadaşlarımızın gözaltında yaşadığı cinsel taciz olayının da gösterdiği gibi, kadınları toplumsal mücadeleden, kamusal alandan dışlamanın, onları yıldırıp, dirençlerini kırmanın bir aracı olarak da kullanılıyor.”

FeministBiz oluşumu daha fazla kadının bu şiddeti yaşamaması için başta Adalet Bakanlığı olmak üzere yetkililerden bu uygulamalara son verilmesini istedi.

Kaos GL

Erkekler Temmuz’da 17 Kadın Öldürdü

Posted in kadına yönelik şiddet, tecavüz ve taciz with tags , , , , , , , , on Ağustos 4, 2009 by ifsaeylem1

Geçen ay gazetelerin üçüncü sayfalarına yansıyan haberlere göre erkekler 17 kadın öldürdü. bianet neredeyse her gün yaygın medyada okuduğumuz kadına yönelik şiddet, taciz, tecavüz haberlerinin çetelesini tutuyor.

İstanbul – BİA Haber Merkezi
04 Ağustos 2009, Salı

Gazetelerin üçüncü sayfalarına yansıyan adli vakaları tarayan bianet kadına yönelik şiddeti, cinsel saldırıları derleyerek erkek şiddetinin çetelesini tutmaya devam ediyor.

Geçen ay haberlere göre 17 kadın öldürüldü.

31 Temmuz

Tecavüz

Eskişehir’de iddiaya göre O.Ö. (54), yanında işçi olarak çalışan Y.T’nin içeceğine ilaç koyarak uyumasını sağladı ve Y.T.’nin eşi N.T’ye (29) cinsel saldırıda bulundu.

Cinayet

Almanya’nın Köln kentinde Ayşe Topaloğlu (35) soyadı belirlenemeyen sevgilisi Erdal tarafından bıçaklanarak öldürüldü. Zanlı gözaltına alındı.

Tecavüz

Aydın’da komşusunun 14 yaşındaki kızına tecavüz ettiği öne sürülen C.G. (30), çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

30 Temmuz

Tecavüz

Van’ın Gevaş ilçesinde baldızına B.B.’nin (50) Aralık 2008 tarihinden bugüne kadar eşinin kız kardeşi D.T.’ye (15) bıçak tehdidi ile tecavüz ettiği ileri sürüldü. B.B. tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Taciz

Ankara’da tecavüzden 4 yıl hapis yatan Adem G. serbest bırakıldıktan sonra komşunun 13 yaşındaki kızını kaçırdı. İşkence gören ve tacize uğrayan çocuk tedavi altına alınırken Adem G. tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Cinayet

Afyonkarahisar’da hemşire Özlem Özcan K. (34) annesi Sultan Özcan ile birlikte market alış verişinden dönerken uzun süredir ayrı yaşadığı ve mahkemeye boşanmak için başvurduğu eşi Yaşar K. (40) ile karşılaştı. Yaşar K. eşine ‘Benimle neden boşanmak istiyorsun. Ben istemiyorum’ diyerek yanında bulundurduğu av tüfeği ile ateş etti. Eşinin açtığı ateş sonrası yere yığılan Özlem Özcan K. hayatını kaybetti. Yaşar K. Henüz yakalanamadı.

Cinayet

Aydın’ın Nazilli ilçesinde 27 yaşındaki İbrahim Akbaş, babaannesi Nazife Akbaş’ı (85) tüfekle vurarak öldürdü.

27 Temmuz

Taciz

Ankara’da Yıldırım Beyazıt Araştırma Hastanesi’nde annesi ameliyat olan 15 yaşındaki A.S.’ye
hastanenin temizlikçisi ameliyathanede cinsel saldırıda bulundu. A.S. şikayetçi oldu.

Tecavüz, seks işçiliğine zorlama

Kırıkkale’de lokantada bulaşıkçılık yapan S.D. (42) önce lokanta sahibi C.K. ardından da kendisini pazarladığı  arkadaşları H.G, Ö.B, ve soyadı belirlenemeyen H.’nin tecavüzüne uğradığını iddia edip polise başvurdu. Polis C.K.’yi “Cinsel saldırı ve fuhuşa teşvik etmek” suçlarından gözaltına alırken, diğer üç zanlı henüz yakalanamadı.

26 Temmuz

Cinayet

İstanbul emekli öğretmen Hidayet Aydar, tartıştığı eşi emekli öğretmen Şükran Aydar’ı silahla vurarak öldürdü.

24 Temmuz

Tecavüz

İstanbul’da Meryem C.(19), tanımadığı 5 kişi tarafından kaçırılıp tecavüz edildiğini öne sürerek şikâyette bulundu.

Tecavüz

Osmaniye’de Tuğba K. (19), Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğüne giderek Mehmet T. (23) ve Harun D’nin (21) kendisini zorla bir otomobile bindirerek Zorkun Yaylası yoluna götürüp kendisine tecavüz ettiklerini, cep telefonu ve 10 lirasını da aldıklarını ileri sürdü.

Polis, 4 kişiyi yakaladı. Zanlılar, Emniyet Müdürlüğündeki sorgularının ardından “yağma”,  “cinsel saldırı”, “şantaj” ve “hürriyetten yoksun kılma” suçlamasıyla adliyeye sevk edildi. Zanlılardan, Musa T. ile Çetin T, tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılırken, Mehmet T. ve Harun D. tutuklanarak ceza evine gönderildi.

21 Temmuz

Cinayet

İstanbul’da ayrı yaşadığı eşi Dilek Daşdanoğlu’nun cep telefonlarına gelen mesajları bahane eden Tahir Daşdanoğlu, hemşire eşini kafasına tek kurşun sıkarak öldürdü.

Cinayet

Gaziantep’te eşini terk ederek babasının evine taşınan bir çcouk annesi Meryem Kaçan (26), bir erkekle ilişkisi olduğu dedikodusunu bahane eden ağabeyi Arif Akyurt tarafından bıçaklanarak öldürüldü.

Taciz

İstanbul’da E.P’nin şikayetine göre aynı mahallede kuaförlük yapan Mehmet Ali E. Yaşadığı eve maskeli girerek bayıltıcı sprey yardımıyla kendisini taciz etti. E.P’nin bağırıp yardım istemesi üzerine, Mehmet Ali E. yakalandı.

Şiddet, yaralama, öldürmeye teşebbüs

Adana’da Ünzüle T. (40), eşinin 5 akrabası tarafından, kendileriyle konuşmadığı bahanesiyle dövüldü. Adana Devlet Hastanesine kaldırılan Ünzüle T’nin başından aldığı ağır darbeler sonucu geçirdiği beyin travmasına bağlı olarak hayati tehlikesi bulunduğu belirtildi. Beş zanlı yakalandı.

Bıçaklama, öldürmeye teşebbüs

Adana’da kimliliği belirlenemeyen sohbet ettiği kişi tarafından boğazından bıçaklanan Dursun Hergünaç  (23) yaralandı. Zanlı henüz yakalanamadı.

20 Temmuz

Tecavüz

Samsun’da yeğeniyle birlikte köyden şehir merkezine gitmek için minibüs bekleyen K.Ö’yü  (33) gidecekleri yere bırakma teklifiyle araca alan Ö.K. (17), Tolga Tozlu, Yalçın Kanbur ve adı açıklanmayan bir kişi ormana götürüp tecavüz etti. Dört zanlı, kadının yanında bulunan yeğenini de döverek araçtan attı.

Cinayet

Lüleburgaz’da ağaçlık alanda iki sevgilinin öldürülmesi üzerine Lüleburgaz Jandarma Komutanlığı  özel ekip kurdu. Başı kesilerek öldürülen Ümit Öztürk (22) ile başında sigara söndürülüp sonra yakılan Özlem Işık’ın (18) telefon görüşmelerinden hareket eden jandarma, 4 kişiyi yakaladı. Gözaltına alınanlardan birinin de Işık’ın eski sevgilisi olduğu ileri sürüldü.

19 Temmuz

Tecavüz

Muğla’da Çocuk Esirgeme Kurumu’ndan kaçan 14 yaşındaki kız çocuğuna cinsel istismarda bulundukları iddiasıyla yakalandıktan sonra tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılan, ancak savcının itirazı üzerine yeniden gözaltına alınan ve aralarında bir de polisin olduğu 13 kişi, mahkemeye sevk edildi. Zanlılardan 11’i tutuklanırken, yaşları küçük olduğu belirtilen iki kişi, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

18 Temmuz

Tecavüz

Bursa’da eşinin kardeşine üç yıl boyunca tecavüz ettiği iddia edilen T.B. (43) eşinin şikayetiyle yakalandı. T.B.’nin eşinin kardeşinin 12 yaşındaki kızını da taciz ettiği ortaya çıktı.

17 Temmuz

Tecavüz

Adapazarı’nda kız arkadaşı B.K.’ye (16), götürdüğü bir köy evinde tecavüz ettikten sonra, telefonla çağırdığı üç arkadaşına daha tecavüz ettirdiği ileri sürülen S.A. (19) ile arkadaşları tutuklandı.

Tecavüz

Bitlis’in Ahlat İlçesi’nde, C.B.’ye (13) tecavüz ettikleri iddiasıyla gözaltına alınan Ö.Y. ve S.K. tutuklandı.

16 Temmuz

Tecavüz

Bursa’nın Gemlik ilçesinde üvey kızına sabaha karşı odasına girip tecavüz ettiği iddiasıyla jandarma tarafından gözaltına alınan H.A.S, tutuklanarak cezaevine gönderildi. Çocuğun sağlık kontrolü ardından tecavüze uğradığı tespit edildi.

15 Temmuz

Cinayet

Samsun’da Adem Adlı, seks işçisi Ayşe Yalçın’ı kendine hakaret ettiği gerekçeiyle 20 yerinden bıçaklayıp öldürdükten sonra evini ateşe verdi.

14 Temmuz

Cinayet

Kütahya’da internette Almanya’daki babasıyla chatleşen Esra Ulu’yu, eşi Erhan Ulu “beni başka erkeklerle aldatıyorsun” diyerek öldürdü.

13 Temmuz

Cinayet

Uyuşturucu kaçakçılığından aranan ve üç yıldır Irak’ta yaşayan C.A, yanına çağırdığı eşi N.A.’yı Şemdinli’nin Irak sınırı yakınlarında tabancayla vurarak öldürdü

Cinayet

Manisa’da üç çocuk babası Ahmet Demir (44), kendisinden boşanmak isteyen eşi Belgin Demiri (44) bıçaklayarak öldürdü

Taciz

Manisan’ın Salihli ilçesi Süleymaniye Köyü imamı İsa Ç. kız çocuklarına cinsel taciz iddiasıyla tutuklandı.

12 Temmuz

Cinayet

Mardin’in Nusaybin ilçesinde Z.K (16) kendisiyle evlenmek istemediği gerekçesiyle Ç.A’yı  (12) başından vurarak öldürdü.

11 Temmuz

Tecavüz

Kahramanmaraş’ta H.C’ye (11) tecavüz eden M.Y tutuklandı.

10 Temmuz

Cinayet

İzmir’in Bornova ilçesinde Adil Sertkaya  (51) tartıştığı eşi Yeter Sertkaya’yı bıçaklayarak öldürdü.

Cinayet

Elazığ’da Serdar Ç. “Babamla ilişkin var” dediği eşi T.Ç’yi bıçaklayarak öldürdü

6 Temmuz

Cinayet

Mersin’de Voleybol Federasyonu Mersin İl Hakem Kurulu Sekreteri 61 yaşındaki Kamil Kaçamaklı, sokak ortasında tartıştığı voleybol hakemi 26 yaşındaki Didar Hayta’yı saçından sürükleyerek bir evine içine sokup, kafasına iki el ateş ederek öldürdükten sonra intihar etti.

4 Temmuz

Cinayet

İzmir’in Gaziemir ilçesinde M.A. B. (21), cezaevinde olan ağabeyinin eşi Tuğba B.’nin (21) öldürdü.

1 Temmuz

Cinayet

Ağrı, Doğubeyazıt’ta Doğan Yıldız (30), kendisini terk edip babasının evine giden birlikte yaşadığı Aysel Özer’i (25) dönmeye ikna edemedi, tabancayla vurarak öldürdü.

Teyzesi Makbule Yıldız ve eşinin kardeşini Erkan Özer’i de yaralayan Yıldız, daha sonra kendini vurdu. Erkan Özer de hastanede hayatını kaybetti.

Tecavüz

İstanbul’da Z.Ç. (32) internetten tanıştığı Murat K. ve Hamza ön adlı kişilerin kendisini zorla kaçırarak üç gün boyunca tecavüz ettikleri iddiasıyla şikayetçi oldu. Polis zanlıları arıyor. bianet’in kadına yönelik şiddet çetelesine ulaşmak için tıklayınız. (EZÖ)

Kadınlar Taciz-Tecavüze Karşı Beyoğlu’nda Sokağa Çıkıyor

Posted in Uncategorized with tags , , , on Temmuz 10, 2009 by ifsaeylem1

Cinsel saldırıları, taciz, tecavüzcülerin serbest bırakılmasını protesto eden kadınlar yarın akşam saat 20:30’da Bekar Sokakta buluşuyor.

İstanbul – BİA Haber Merkezi
10 Temmuz 2009, Cuma

“Geceleri de sokakları da istiyoruz. Can güvenliği talep ediyoruz. Taciz, tecavüze sessiz kalmak suça ortak olmaktır. Sokaklarda, mekanlarda erkek işgaline son.  Tacize tecavüze son.”

Kadınlar yarın akşam (11 Temmuz) saat 20:30 Bekar Sokak’ta toplanıp bütün sokakları dolaşacak, taciz ve tecavüze karşı bildirilerini dağıtıp eylem yapacaklar.

“Tecavüzler serbestken…”

Son zamanlarda yaşanan cinsel saldırılara karşı bir araya gelen kadınlar çağrılarında şöyle diyor:

“Biz kadınların evde, işte, okulda olmadığı gibi sokakta da can güvenliği yok. Her yaşta, her konumda, her yerde, her meslekte, her saatte erkeklerin cinsel taciz ve saldırılarına maruz kalabiliyoruz. Geceleri sokakta dolaşmak ise başlı başına erkeklerce şiddet gerekçesi, tahrik nedeni kabul ediliyor. Barlar, kafeler, sokaklar, meydanlar erkek işgali altındayken sokağa çıkmak cesaret istiyor. Özellikle tecavüzcü, tacizciler sokaktayken, polis onları yakalamazken, yakaladığı nadir zamanda yargı serbest bırakırken…”

Kadınlar sokağa

“Oysaki yıllardır söylüyoruz, yine haykırıyoruz:  Geceleri de sokakları da istiyoruz. Terk etmeyeceğiz” diyen kadınlar yarın akşam tüm kadınları sokağa çıkmaya çağırıyor. (EZÖ)

çağrı metni:

Biz kadınların evde, işte, okulda olmadığı gibi sokakta da can güvenliği yok.
Biz kadınlar her yaşta, her konumda,her yerde, her meslekte, her saatte  erkeklerin cinsel taciz ve saldırılarına maruz kalabiliyoruz.
Geceleri sokakta dolaşmak ise başlı başına erkeklerce şiddet gerekçesi, tahrik nedeni kabul ediliyor.
Barlar, kafeler, sokaklar, meydanlar erkek işgali altındayken sokağa çıkmak cesaret istiyor.
Özellikle tecavüzcü, tacizciler sokaktayken, polis onları yakalamazken, yakaladığı nadir zamanda yargı serbest bırakırken…
Oysaki yıllardır söylüyoruz, yine haykırıyoruz:
Geceleri de sokakları da istiyoruz. Terk etmeyeceğiz.
Can güvenliği talep ediyoruz
Taciz, tecavüze sessiz kalmak suça ortak olmaktır.
Örtbas etme, Teşhir Et…
Sokaklarda, mekanlarda erkek işgaline son…
Tacize tecavüze son
Bedenimiz bizimdir. Cinsel tacize, tecavüze hayır!
Biz kadınlar, Sokaklar bizimdir demek için sokağa çıkmaya devam edeceğiz

Hayır, “Hayır” Demektir, Ötesi Tacizdir

Posted in tecavüz ve taciz with tags , , , , , on Mayıs 18, 2009 by ifsaeylem1

Yaptığının taciz değil “hak” olduğundan o kadar emindi ki isyan ediyordu. En ufak bir suçluluk belirtisi, yüz kızarması yoktu.

Ankara – BİA Haber Merkezi
18 Mayıs 2009, Pazartesi

4. Uluslararası Homofobi Karşıtı buluşma, dün Ankara’da geleneksel yürüyüşle son bulur ve herkes buluşmadan memnun ayrılmak isterken Konur Sokak’ta genç bir erkek bağırıyordu.

Elinde bıçak olan bu erkek iki kadına küfrediyor, ölümle tehdit ediyordu.

“Namussuzlar” diyen erkeği, sokaktaki Papağan Kebap salonu işletenleri içeri aldılar.

Benim hem şahit hem de dahil olduğum kadın kalabalığın içinde meselenin özünü olayı yaşayan kadınlardan biri anlattı: Onların iddiasına göre bu erkek bir tacizci.

“Cuma gecesi dört kadın, eğlenmek için gittiğimiz Eski Yeni adlı bardan tanıştığımız bu erkekle döndük. Ancak kendisi evimize girdiğinde bize penisini gösterdi, taciz etti. Bu olayın üzerine kendisini evden zorla attık. Ertesi gün de yaptığının yanına kar kalmasını istemediğimiz için robot resmini çizip müdavimi olduğu bara asmaya çalıştık.”

Hatta bu yüzden KAOS GL, aynı barda yapmayı planladığı partiden bu taciz mevzusu yüzünden vazgeçiyor.

“İşte bugün yürüyüşten dağılırken o erkekle karşılaştık. Bizi görünce küfretmeye başladı. Birimize yumruk attı. Bıçak çekti.”

Bundan sonrasına artık ben tanık oluyorum.

Çoğu kadınlardan oluşan yaklaşık 15 kişi kebapçının içinde bekleyen tacizci için ne yapacaklarını planlamaya başlıyor, diğer yandan fotoğrafını çekmeye çalışıyorlar.

Tacize maruz kalan kadınlardan biri “Ben polis çağırmam, bir de onların şiddetine maruz kalamam” diyor.

İçimden ona hak veriyorum. Benim de başıma gelmişti. Yıllar evvel Gülhane’de bir erkek elle tacizde bulunmuş, onu şikayet ettiğim polisler ısrarla şikayetçi olmamam konusunda beni ikna etmeye çalışmış ve sonuç olarak uzun süre dil döktükten sonra şikayetçi olmamıştım.

Halbuki şikayeti ciddiye almayan polis hakkında da şikayetçi olunabileceğini sonradan öğrenmiştim. Ama insanı yine mağdur eden bir süreci göze alarak şikayetin peşine düşmek öyle kolay olmasa gerek.

Aramızda bir de avukat vardı. Kebap salonu işletenleri kapının önünden ayrılmamızı, mekanı terk etmemizi istiyorlardı.

Tipik erkek dayanışmasına, avukat “İçerideki suçluyu koruyarak siz de suça ortak oluyorsunuz” diye çıkıştıysa da işletmeciler oralı olmadı.

Sonunda topluca müşteri gibi kebap salonuna girip masalara oturduk, sipariş vereceğimizi söyledik.

Erkek de içerideydi, robot resmini görmüş, bu yüzden çok kızmış, nasıl olur da rencide edilirmiş, onun suçu yokmuş.

Açıkçası yaptığının taciz değil “hak” olduğundan o kadar emindi ki kadınların yaptıklarına anlam veremiyor, haksızlığa uğramışçasına isyan ediyordu. En ufak bir suçluluk belirtisi, yüz kızarması yoktu.

Bu arada kadınlar ne yapacağını düşünürlerken içeri giren başka erkekler mekan sahiplerine “O tacizciyi korumayın, yoksa sadece o değil siz de bitersiniz mekanınız da biter” dediler.

Kadınlardan biri çıkıp “Lütfen kadınlardan bağımsız erkekler hareket etmesin” diye uyarıda bulununca erkekler geri çekildi.

Sonunda mekan sahipleri kadınları polis çağırmakla tehdit ederken kadınlar bunun iyi bir fikir olduğuna kanaat getirdiler. Kadınlar kapı önüne çıktığında polis de gelmişti.

Hep birlikte Çankaya Emniyet Müdürlüğüne gidildi.

Yaklaşık sekiz kişi Savcılığa erkek hakkında “taciz, ölümle tehdit, darp” nedeniyle şikayetçi oldular. Erkek de oradaki tüm kalabalıktan şikayetçi olmuş. Anlatılanlara göre şikayet gerekçesi rencide edilmesiymiş.

Bu örnek olayda tacize maruz kalanların feminist olmaları, bir feminist avukatın ve feminist duyarlılığı olan haklarını bilen bir kadın topluluğunun olay mahallinde olması işe yaradı mı bilinmez ama bence belki de en çok geceleri sokakta olmalarının “tehlike” sayıldığı kadınların yalnız yaşadıkları taciz, cinsel şiddet süreçlerinin üstünün bir şekilde kapatıldığı malumumuz.

Açıkçası kamusal alanda bıçak çekmekten, hakaret ve ölümle tehdit etmekten çekinmeyen bu erkeğin kadınların evini, adresini biliyor olması da korkutucu geldi bana.

Diğer yandan kendisine bu kadar güvenmesinin nedeninin o gece eve davet edilmesi olduğu aşikardı, sadece o böyle düşünse neyse de polisinden etraftaki kalabalığa, işletme sahiplerine herkesin kuşkusu aynıydı.

Oysaki bence tek doğru vardı kuşkuya yer bırakmayan “Hayır”ın anlamı “hayır”dı. (EZÖ)